(743 S. K. m. 581) (3402 S. K. m. 14) (3083 S. K. m. 1)
Dava: B. G. ve İ. G. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Sarıkaya Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 18.1.2001 gün ve 242-10 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar dava dilekçesinde nizalı taşınmazın kendilerine ecdatlarından kaldığını bildirmişlerdir. Yerel bilirkişi ve tanıklar; taşınmazın davacılara kimden intikal ettiği hususunda bilgiler olmadığını açıklamışlar ve sadece davacıların zilyetliği hakkında bilgi vermişlerdir. Davacılar taşınmazın ecdatlarından kaldığını ileri sürdüklerine göre öncelikle ecdatlarının kim olduğunun kendilerine açıklattırılıp murislerinden mirasçılık belgesi istenmesi, tereke iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olup da davacılardan başka mirasçı var ise bunların da davaya katılmalarının sağlanması veya yöntemine uygun bir biçimde muvafakatlarının alınması ya da MK.nun 581. maddesi uyarınca miras ortaklığına mümessil tayin edilerek onun huzuru ile yargılamaya devam edilmesi,böylece kamu düzenine ilişkin dava şartı yerine getirildikten sonra uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekir.
Sonuç: Bundan ayrı, dava zilyetliğe dayanan tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir. Bu durumda 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde açıklanan miktar ve nitelik araştırmasının davacılar ve belirlenecek olan murisler 26.7.1972 yılından sonra ölmüş ise murisler yönünden 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca miktar araştırması yapılması gerekir. Davacılar yönünden yapılan miktar araştırması da yetersizdir. Tapu Sicil Müdürlüğünün 6.10.2000 tarih 702 sayılı cevabı yazılarında belirtilen ve davacılar adına kadastro yoluyla tescil edilen taşınmazların cins ve miktarları bildirilmiş ise de, iktisap sebepleri açıklanmamıştır. Başka bir anlatımla bu taşınmazların belgesizden zilyetlik nedeni ile davacılar adına yazılıp yazılmadığı belirtilmemiştir. Bu hususun anlaşılabilmesi için anılan müzekkerede belirtilen davacılar adına kayıtlı parsellerin tutanaklarının getirtilip incelenerek belgesizden zilyetlik yoluyla tescil edilip edilmediklerinin araştırılması, ayrıca dava konusu taşınmazın da 3083 sayılı Yasa uyarınca Devletçe sulanan yerlerden olup olmadığının DSİ ve Köy Hizmetlerinden sorularak tespiti gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması isabetsiz ve temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy