(3402 S. K. m. 14) (4721 S. K. m. 639)
Dava: Nadire Bozkurt, birleşen dosya davacıları Fındık Durmuş ve müşterekleri ile Hazine, Hassa Köyü Muhtarlığı, Mustafa Bozkurt ve müşterekleri aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Pınarbaşı Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 11.02.1999 gün ve 135-15 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine Temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Nazmiye Bozkurt mevkii ve hudutlarını belirttiği 7 parça taşınmazın kendisinin ve davalı gerçek kişilerin ortak kök murisleri Kurt Ali Bozkurt'a ait iken 1980'de ölümü ile kendilerine kaldığını eklemeli zilyetlik hukuki nedenine dayanarak adlarına tescilini talep etmiş, davalı Hazine reddini savunmuş, mahkemece, mevkii ve hudutları belirtilen 7 parça taşınmazın muris Kurt Ali Bozkurt mirasçıları adına hisseleri nisbetinde tesciline karar verilmesi üzerine hüküm Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kanunun 14. maddesi hükmüne göre zilyetliğin bu kanunda yazılı belgelerden birisi ile ispatı yoluna gidilemeyen hallerde zilyedin kazanabileceği miktar sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçemez. Nizalı taşınmazlar davacıya ve davalı gerçek kişilere murislerinden intikal ettiğine ve intikal tarihi ile dava tarihi arasında iktisabı sağlayan sürenin geçmediği belirlendiğine göre 1617 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 26.7.1972 tarihinden itibaren açılan dava sonunda mirasçılardan olan davalı gerçek kişiler adına bu yolla ya da tapulama veya kadastro yoluyla tescil edilmiş taşınmaz veya taşınmazlar var ise bunların miktarlarının, çalışma alanlarının, tescil tarihlerinin Tapu, Kadastro ve Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorulup belirlenmesi, belirtilen miktarları aşan kısmın reddine karar verilmesi gerekirken bu husus yerine getirilmemiştir. Diğer yandan, dava konu taşınmazların 3083 sayılı Yasada öngörülen şekilde Devletçe sulanan arazilerden olup olmadığı da araştırılmamıştır.
Dava, tapusuz taşınmazların tesciline ilişkindir. Buna göre Hazine ve Köy MK.nun 639/3. maddesi uyarınca Yasal hasımdır. Masraf ve davacı lehine takdir edilen ücreti vekaletin Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğine yükletilmesi usul ve Yasaya uygun görülmediği gibi davacı tarafa yükletilmesi gereken harç miktarının da keşifte tesbit edilen değer üzerinden hesap edilmesi gerekir. Nizalı taşınmazlar başında yapılan keşiflerde belirlenen değerlere göre hesap edilecek orandan daha az miktarda harca hükmedilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Mahkemece verilen tescil kararının mükerrer kayıt oluşturmaması bakımından dava konusu yapılan taşınmazların daha önceden tapuya kayıtlı olmaması gerekir. Bu konuda da mahkemece herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Nizalı taşınmazların mevkii ve hudutları belirtilmek suretiyle Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılacak yazı ile tapuya kayıtlı olup olmadıklarının da araştırılması gerekmektedir. Bundan ayrı, dava dilekçesinin 4. sırasında belirtilen toplam yüzölçümü 13.059 m2. olan Köyönü mevkiindeki taşınmazın ortasından DSİ kanalı geçmektedir. Mahkemece DSİ. Müdürlüğünün de davaya dahil edilip sunulacak deliller ile birlikte varsa istimlak belgeleri ve projesinin dosya içerisine getirtilip mahallinde yapılacak keşifte fen bilirkişisi marifetiyle zemine uygulanması gerekmektedir. Bu eksiklik de yerine getirilmemiştir. Eksik inceleme ile hüküm verilmesi isabetsiz Hazine Temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 26.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy