(743 S.K. m.639) (4721 S.K. m.713)
Dava: Ali D. mirasçıları Mustafa D. ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Bozova Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 29.11.1994 gün ve 302-734 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 678 parselin tapu kaydının iptali ile mirasçılık belgesindeki paylar oranında adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hükmün kabule ilişkin bölümü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, uyuşmazlık konusu parselin kendilerine ait 236 ve 238 parsellerle birlikte tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduklarını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Yerel bilirkişi ve tanıklar; davacılar ve miras bırakanlarının tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduklarını, dava konusu parselin 236 parsele uygulanan 322 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında kaldığını bildirmeleri üzerine mahkemece 678 parselin 6000 m2'lik kayalık alanı dışındaki bölümünün yüzölçümünü çoğaltmak suretiyle davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir. 678 parselin esası 238 parsel olup, Tapulama Komisyonunun 22.6.1977 gün ve 969 sayılı kararıyla oluşturulmuştur. Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; tespit tarihine kadar davacıların lehine kazanma koşullarının oluştuğu belirlenmiş bulunduğuna göre, aşağıda belirtilen hususlar dışında Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır. Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece 678 parselin tapu kaydının iptaline karar verilmeden davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş olması doğru değildir. İptale karar verilmeden aynı yerin tapuya tescili çifte tapuya yol açar. Bundan ayrı, teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen krokiye göre; Hazine üzerinde bırakılan 6000 m2'lik bölüm 678 parselin içinde kalmaktadır. Tapu kaydına göre, 678 parselin yüzölçümü 86500 m2'dir. 6000 m2 kayalık alan çıkarıldıktan sonra geriye kalan bölümün yüzölçümü 80500 m2 olması gerekirken 91750 m2 yerin tesciline verilmiş olması tapu kaydındaki yüzölçümünü aşmış olmaktadır. Esasen bu tür uyuşmazlıklarda miktara dokunulmaksızın iptal ve tescile karar verilmesi ile yetinilmesi gerekir.
Sonuç: Yüzölçümü çoğaltılacak şekilde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün kabule ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 16.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy