(2924 S. K. m. 1) (6831 S. K. m. 2)
Dava: Tahsin ile Ahmet aralarındaki zilyetliğin tesbiti davasının reddine dair Ü. 3. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 11.7.2000 gün ve 9l8/687 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 271 ada,45 parselin belli bölümüne zilyet olduğunu ileri sürerek Tapu kütüğünün beyanlar hanesinde davalı adına yazılan şerhin iptali ile zilyet olduğunun tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
271 ada 45 parsel, 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi hükmü uyarınca, nitelik sebebiyle orman dışına çıkarılmış, 22.10.1997 tarihinde bahçe niteliğinde Hazine adına tespit edilmiş, beyanlar hanesinde 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkartılmıştır. Bu parsel Ahmet'in tasarrufundadır şerhi verilmiştir. Davacı, 45 parselin tümünün eskiden beri zilyedliği altında bulunduğunu, daha sonra taşınmaz içerisinden geçen yolun güneyinde kalan bölümün zilyedliğini davalıya devrettiğini, kuzeyinde bulunan kesimin zilyetliği altında bulunduğunu, bu bölüme ait davalı lehine yazılı şerhin iptali ile zilyet olduğunun tesbitine ve beyanlar hanesine tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, 2924 ve 4127 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için şerhe ilişkin taşınmazların köy sınırları içerisinde bulunması gerektiği, belde sınırları içerisinde bulunan taşınmazlara uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 20.10.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2924 sayılı Kanunun 1. maddesinde amacı açıklandıktan sonra, kapsam başlığını taşıyan 2. maddenin D bendinde de aynen; şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim sahalarını kapsayacağı belirtilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre 271 ada, 45 parsel A Beldesinin yerleşim sahası içerisinde bulunan bir yerdir. Açıklanan kanun hükmü karşısında taşınmazın anılan bendin kapsamında kaldığı hususunda duraksamamak gerekir. Başka bir anlatımla belde sınırları içerisinde bulunan ve nitelik kaybı sebebiyle orman dışına çıkarılıp Hazine adına tapuya tescil edilen taşınmazlar hakkında 2924 sayılı Orman Köylerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Kanun ve Bu Kanunu Değiştiren ve Ek Hükümler getiren 3763 ve 4127 sayılı Kanunlar hükümleri uyarınca işlem yapılması gerekir.
Uyuşmazlığın niteliği gözönünde tutularak öncelikle tutanağı beyanlar hanesinde gösterilen davalı Ahmet yanında davanın kayıt maliki Hazineye yöneltilmesi, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanması, anılan Yasalardaki koşulların araştırılıp gözönünde tutulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 2.080.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy