(743 S. K. m. 581, 639)
Dava: Hüseyin Ş. ile Hazine ve Çukurbağ Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı; davalı Köy Muhtarlığı hakkındaki davanın reddine, Hazine hakkındaki davanın kabulüne dair Çamardı Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 20.6.2001 gün ve 16-51 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine Temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, murisinden intikal eden hakka, taksime ve eklemeli zilyetliğe dayanarak dava konusu 269 ada, 2 parsel numaralı taşınmaz tapusunun 600 m2'lik bölümünün iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile taşınmazın 228,27 m2'lik bölümünün iptaline karar verilmiş, hüküm Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve taktirde bir isabetsizlik bulunmadığına ve tespit tarihine kadar davacının babasından intikal eden eklemeli zilyetlikle taşınmaz üzerindeki kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap süresinin dolup mülkiyet hakkının doğduğu sabit olduğuna göre aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı, 269 ada, 2 parselde kısmi iptal talebinde bulunmuştur. Teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 31.5.2001 tarihli krokide işleme tabi tutulan parselin 21 parsel numaralı yer olduğu görülmektedir. Oysa, davaya konu olan yer 2 parseldir. Ayrıca, kısmi iptal talebinde bulunulduğuna göre iptale konu olan bölümün 2 parsele ait kroki üzerinde gösterilmesi ve sınırlarının belirtilmesi gerekirken, sarı renkle boyalı 228,27 m2'lik bölümün bağımsız olarak gösterilmiş olması da infaz bakımından güçlük yaratacağından usule aykırıdır. Bunlardan ayrı, nizalı taşınmazın davacıya miras bırakanından kaldığı bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edilmiş ve taksim hakkında da bir açıklama yapılmamış bulunduğuna göre davacıdan miras bırakanına ait mirasçılık belgesi istenmesi, tereke iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi ise ve davacıdan başka mirasçı var ise bunların da davaya katılmalarının sağlanması veya usulüne uygun biçimde muvafakatlerinin alınması ya da MK. nun 581. maddesi uyarınca miras ortaklığına bir mümessil tayin ettirilerek onun huzuru ile yargılamaya devam edilmesi ve böylece kamu düzenine ilişkin olan dava şartının yerine getirilmesinden sonra uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken,
Sonuç: Bunlardan zuhul ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetsiz ve temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 9.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy