(3402 S.K. m.14,17) (743 S.K. m.639,641) (4721 S.K. m.713,715)
Dava: Kadriye B. ve müdahil Şaban D. ile Hazine ve Dalkoz Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasından dolayı; davacının davasının kısmen kabulüne, müdahilin talebinin ise kabulüne dair Kurşunlu Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 10.5.2001 gün ve 67-44 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine Temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davanın kısmen kabulüne dair hüküm Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, MK. nun 639/1 ve 3402 sayılı Yasanın 14. maddesine dayanan tescil talebine ilişkin bulunmaktadır. Bu tür davaların kabulü için öncelikle taşınmazın hukuksal niteliğinin uygun bulunması, özel mülkiyete elverişli yerlerden olması gerekir. Taşınmazın niteliğinin belirlenmesi yönünden mahallinde yapılan keşiflerde 25.10.2000 tarihli raporu düzenleyen ziraat mühendisi ile 24.4.2001 tarihli raporu düzenleyen üç kişilik ziraat mühendisleri bilirkişi heyetlerinin raporlarında; taşınmazın toprak yapısı itibariyle taşlık yerlerden olduğu, tarım arazisi vasfında olmadığı, su ve rüzgar erozyonuna açık olduğu ve uzun yıllardır yerleşim yeri olarak değerlendirilen yerlerden olup arsa vasfında kullanıldığı açıklanmıştır. Taşınmazın açıklanan bu nitelikleri itibariyle MK. nun 641. maddesine mümas ( temas edilen ) yerlerden olduğu açıktır. Bu tür yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisabı mümkün değildir. Ancak 3402 sayılı Yasanın 17. maddesinde açıklanan imar ihya yolu ile kazanılmaları mümkün olup, bunun içinde taşınmazda anılan maddede açıklanan olumlu ve olumsuz tüm koşulların yerine getirilmesi ve taşınmazın tarıma elverişli hale dönüştürülüp tarım arazisi olarak kullanılması gerekir. 3402 sayılı Kanunun 17. maddesinde açıklanan ihya fiiline göre; imar-ihya işlemleri tarımsal amaçlı olmalıdır ve nitelik itibariyle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen arazi, masraf ve emek sarfiyle tarıma elverişli hale getirilmelidir. Arsa olarak kullanma imar-ihya mefhumuna dahil olmadığı gibi taşınmaz üzerine ev, ahır, samanlık yapmak gibi eylemler taşınmazı tarıma elverişli hale getiren işlemlerden değildir. Davacının bu taşınmazı imar-ihya ederek tarım arazisine dönüştürdüğü ve tarım arazisi olarak kullanıldığına dair herhangi bir delil mevcut olmadığı gibi ziraatçı bilirkişiler raporlarında aksini açıklamış olup, taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunmadığı belirlendiğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken,
Sonuç: Değişik düşüncelerle kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz ve temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 15.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy