(743 S. K. m. 639, 641) (4721 S. K. m. 713, 715)
Dava: Hacı Hüseyin Ç. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Altınekin Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 21.2.2001 gün ve 75-16 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Dava konusu taşınmaz, kadastro tespit çalışmaları sırasında, Toprak Tevzii Komisyonunun Soyhan Yaylası yerleşim bölgesi olarak belirlediği yerde kaldığından bahisle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Tutanaktaki bu açıklama dosyada mevcut Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünün 5.1.2001 tarih, 0044 sayılı müzekkere cevabı, diğer belge ve bilgiler dikkate alındığında, taşınmazın bulunduğu bölgede 1957 ve 1967 tarihlerinde toprak tevzii çalışmaları yapıldığı anlaşılmaktadır. Teknik bilirkişi Abdullah Ünal tarafından düzenlenen 30.10.2000 tarih, 31.10.2000 hakim havale tarihli rapor ve krokide de; dava konusu taşınmazın Toprak Tevzii Komisyonunca düzenlenen paftaya göre, Soyhan Yaylası yerleşim alanı içinde kaldığı açıklanmış olup, dosyada mevcut komisyon paftasında da Soyhan Yaylası olarak gösterilen bir alan mevcuttur. Ancak teknik bilirkişi dava konusu yerin tam olarak nerede kaldığını anılan bu pafta üzerinde göstermemiştir.
Dairemizin geri çevirme yazısı üzerine gönderilen Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünün 7.9.2001 tarih, 7382 sayılı cevabi yazısına göre de; dava konusu taşınmaz Soyhan Yaylası olarak belirtilen yerde kalmaktadır. Bu durumda, taraflar arasındaki uyuşmazlık yaylaya ilişkin bulunmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; bu yer ve çevresinde tahsisli mera veya yayla olup olmadığının ilgili yerlerden sorulması, keza yukarıda anılan toprak tevzii çalışmaları sırasında ne gibi işleme tabi tutulduğunun belirlenmesi ve toprak tevzii paftalarındaki konumunun tereddüt oluşturmayacak biçimde saptanması, Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre taraflara komşu köylerden tanık ve mahalli bilirkişi isimleri bildirmeleri için imkan ve süre verilmesi, taraflarca bildirilen ve komşu köyden olan tanık ve mahalli bilirkişiler vasıtası ile mahallinde yeniden keşif yapılarak dava konusu taşınmazın ve etrafının evvelce ne olduğu, kimden kime ne sebep ve şekilde kaldığı araştırılmalı, yayla ile alakası üzerinde durulmalı, yaylaların zilyetlikle iktisaplarının olanaklı olmadığının da düşünülmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazinenin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 11.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy