(743 S. K. m. 581, 639) (3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Döndü Aslan ile Hazine ve Altınçağ Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Dörtyol Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.11.2000 gün ve 50-482 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını belirttiği taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine ve Belediye vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı MK.nun 639/1, 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil davasıdır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. 02.07.1999 tarihinde keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, davacı ve babasının 25 yılı aşkın zilyetliğinden söz etmiş iseler de, dava konusu taşınmazın taksim edildiğinden söz etmediklerine göre, taşınmazın iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğunun kabulü gerekir. Bu bakımdan varsa davacının babasına ait diğer mirasçıların alınacak veraset ilamı veya nüfus aile kayıt tablosu uyarınca ve davaya katılmalarının sağlanması veya açılan davaya muvafakatlarının alınması ya da MK.nun 581. maddesi uyarınca terekeye temsilcisi atanarak onun huzuruyla davanın yürütülmesi gerekir. Diğer yandan, teknik bilirkişi İsmail Ataizi 03.07.1999 tarihli rapor ve krokilerinde, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında taşlık ve kayalık olması nedeniyle tescil harici bırakıldığını açıklamıştır. Bu nedenle, taşınmazın o tarihteki niteliği ve hangi tarihte tespit dışı bırakıldığının Kadastro Müdürlüğünden sorulması, ayrıca taşınmazın Belediye sınırları içerisinde yer aldığı anlaşıldığına göre, onaylı belediye imar planları kapsamında kalıp kalmadığının, kalmış ise hangi tarihte onaylanmış imar planları kapsamında kaldığının belediyeden sorulması, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesindeki tüm olumlu ve olumsuz koşulların araştırılması gerekmektedir. Ayrıca, 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde belirtilen 40 ve 100 dönümlük miktar sınırlamalarının muris ve mirasçıları açısından gözetilmesi, bu bakımdan muris ve mirasçılar adına senetsizden taşınmaz iktisap edip etmediklerinin Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup saptanması, yine 3083 sayılı Yasa hükümleri yönünden taşınmazın Devletçe sulanan yerlerden olup olmadığı Devlet Su İşleri ile Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünden sorulup araştırılmalıdır.
Sonuç: Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde belirtilen hususlar yerine getirilmeden eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuş olması usul ve Yasaya aykırı, Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, 07.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy