(3402 S. K. m. 14, 16) (1086 S. K. m. 258)
Dava: Osman Savrum ile Hazine ve Arifgazili Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Sungurlu Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 27.06.2001 gün ve 224-360 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine Temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 121 ada, 56 parsele ait sınırlandırmanın iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine Temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu parsele ait kadastro tutanağında; 121 ada, 44 ve 45 parsellere uygulanan 1937 tarih ve 332 numaralı vergi kaydının kuzey ve güney hududunun mer'a, batı hududunun tepe okuması nedeniyle miktar fazlası olarak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesi hükmü uyarınca köy orta malı mer'a olarak sınırlandırılmıştır. Davacı, taşınmazın mer'a olmadığını, eskiden beri zilyetliği altında bulunduğunu ileri sürerek tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, davacıdan tanıkları sorulmadan ve dinlenilmeden yerel bilirkişi sözlerine dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Yerel bilirkişilerin sözleri kazanmayı sağlayan zilyetlik yönünden hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı tanık deliline dayandığına göre kendisinden tanıklarını liste halinde vermek üzere süre ve imkan tanınması, ondan sonra yerel ve teknik bilirkişiler aracılığıyla dava konusu taşınmaz başında keşif yapılması, HUMK. nun 258. maddesi hükmü uyarınca tanıkların keşif yerinde hazır bulunmak üzere davetiyeyle çağrılmaları, taşınmazın öncesi itibariyle niteliği, mer'adan açılan bir yer olup olmadığı, sınırlarında eylemli mer'anın bulunup bulunmadığı, özellikle güneyindeki ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit edilen taşınmazın öncesinin mer'a olup olmadığı kendilerinden sorulup belirlenmelidir. Ayrıca, davacının murisi Ahmet adına yazılı bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı vergi kaydındaki sınırlarla bağlı olduğunun gözönünde tutulması, dava konusu parsel, vergi kaydının kapsamı dışında kalan bir yer ise Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca araştırma ve inceleme yapılması, taşınmazın 3083 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, sulu veya kuru niteliğinin merciinden sorulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine Temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy