(2565 S. K. m. 17) (4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 259)
Recep Sefercik ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki mülkiyet tesbiti davasının kabulüne dair Çaycuma 2.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 29.11.2001 tarih ve 124-694 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki Hazine vekili tarafından süresinden istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davcılar, uyuşmazlık konusu olan 4049 parsel s. taşınmazın tapuda Hazine adına kayıtlı olduğunu, ancak bu taşınmazın kamulaştırma alanı içerisinde kaldığını ileri sürerek taşınmazın mülkiyetinin kendilerine ilişkin olduğunun tesbitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmazın davacıların mülkiyetinde olduğunun tesbitine karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu 4049 parsel s. taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde kamulaştırma şerhi yer almaktadır. Ancak, uyuşmazlık konusu taşınmazın kamulaştırılıp kamulaştırılmadığı, kamulaştırılmış ise hangi kurum ve kuruluş tarafından ve ne maksatla kamulaştırıldığı araştırılmamıştır. Yine, aynı tapu kaydının beyanlar hanesinde taşınmazın Askeri Güvenlik Bölgesi içinde kaldığı şerhinin yer aldığı görülmektedir. Bu durumda, taşınmazın 2565 s. Askeri yasak bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yasası açısından da tetkiki gerekir. 18.12.1981 gün ve 2565 s. Askeri Yasak Bölgeler Ve Güvenlik Bölgeleri Hakkındaki Yasanın 17. maddesi hükmüne göre; Bölge içerisindeki taşınmaz mallar kamulaştırılır. Kara sınır hattı boyunca ve kıyılarda tesis edilen birinci derece kara askeri yasak bölgelerinde kamulaştırma yapılması zorunlu değildir. Herhangi bir taşınmaz kamulaştırılmakla kamu malı niteliğini kazanacağından dava konusu yerin askeri yasak bölge niteliği ile anılan madde uyarınca kamulaştırılıp kamulaştırılmadığı ve kamulaştırılmış ise kamulaştırma tarihinin, kamulaştırılmamış ise yasak bölge içerisine alınma tarihinin Milli Savunma Bakanlığı'ndan sorularak tesbiti gerekir. Nizalı taşınmaz kamulaştırılmış ise kamulaştırılma tarihi ile zilyedliğin başladığı, kamulaştırılmamış ise yasak bölge içerisine alındığı gün ile zilyedliğin başladığı gün arasında TMK. nun 713/1 ve 3402 s. Yasanın 14. maddesinde belirtilen iktisap şartları zilyed lehine oluşmuş ise, bu halde yasak bölge içinde kalan taşınmazın mülkiyetinin sübutuna karar verilmesi istenebilir. Bu halde mahkemece yapılacak iş; taşınmazın birinci derece yasak bölge içerisine alınma ve kamulaştırma tarihini araştırıp tesbit ederek uyuşmazlığı sonuca göre çözümlemekten ibarettir. Bundan ayrı, uyuşmazlık konusu taşınmaz başında 8.11.2001 gününde yapılan keşifte tanık dinlenilmemiş, yalnızca yerel bilirkişinin ifadesiyle yetinilmiştir. Davacı, zilyetliğe dayanarak uyuşmazlık konusu taşınmazın kendi zilyetliğinde bulunduğunun tesbitine karar verilmesini istediğine göre, zilyetlik olgusunun tanık anlatımlarıyla kanıtlanması gerekir. Bu maksatla davacıdan tanık listesi vermesinin istenilmesi, göstereceği tanıkların HUMK. nun 259. maddesi uyarınca taşınmaz başında dinlenilerek, davacının uyuşmazlık konusu taşınmazdaki zilyetliğinin hangi tarihte başladığı ve bu zilyetliğini nasıl sürdürdüğünün, ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA 28.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy