(743 S. K. m. 633)
Dava: Ahmet Sabri Tutu müdahil davacılar Neziha Tutu ve müşterekleri ile Payas Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının reddine dair Dörtyol Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 12.11.1997 gün ve 407/578 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı ile davaya katılanlar,5510 parselin tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, Payas Belediye Başkanlığı vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, uyuşmazlık konusu parselin Şubat 1329 tarih ve 8 numaralı tapu kaydı ile 1936 tarih ve 47 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında kalan bir yer olduğunu, 15.9.1960 tarihinde haricen satın ve devralarak, o tarihten beri zilyet olduğunu, davalı Belediye üzerindeki tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Belediye vekili, taşınmazın davacıyla ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, uyuşmazlık konusu parsele ait tapu kaydının idari yoldan ihdas edildiğini, imar planında yol, park ve yeşil alan dahilinde kaldığı ve ayrıca davacının tapulu bir yerde zilyetliğinin hukuken mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu 5510 parsel arsa niteliğiyle Payas Belediyesi adına tapuda kayıtlı olup, kaydın tesis sebebi ve tarihi açıklanmamıştır. Mahkemece, herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan uyuşmazlık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı 5510 parselin tapu kaydının tesis tarihinden önceki harici satın almaya dayanarak istekte bulunmuştur. Bu tür uyuşmazlıklarda dava konusu taşınmazın Belediye adına tapuya tescil edildiği tarihe kadar kazanma koşullarının davacı ile davaya katılanlar lehine oluşup oluşmadığının belirlenmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu parselin davalı Belediye adına hangi tarihte ve hangi sebeple tescil edildiğinin Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulması, ayrıca imar uygulamasının geçtiği ileri sürülmüş bulunduğuna göre imar uygulamasına ait belgelerin eksiksiz olarak getirtilip dosya arasına konulması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde dava konusu taşınmaz başında keşif yapılmak suretiyle taraf delillerinin toplanılması, dava konusu taşınmazın davalı Belediye adına tapuya tescil edildiği tarihe kadar kazanılan bir yer olup olmadığının tartışılıp değerlendirilmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Hiçbir inceleme yapılmadan eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 774.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 15.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy