(3402 S. K. m. 14) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Şevki H. ile Hazine,Tellioğlu Köyü Muhtarlığı ve dahili davalılar Halil H. ve müşterekleri aralarındaki tescil davasının kabulüne dair DEVREK Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 30.11.1999 gün ve 547-672 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı,dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili,davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tescil konusu taşınmaz üzerinde dava tarihine kadar davacı ve bağışta bulunan miras bırakanı tarafından 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunulduğu yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından bildirildiğine ve taşınmazın özel mülkiyet konusu yerlerden olduğu uzman bilirkişiler tarafından açıklandığına göre,aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmazın davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan MK.nun 639/1.maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline karar verilebilmesi için tapuda kayıtlı olmaması gerekir.Taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı araştırılmamıştır.Dava konusu taşınmaz 1996 yılındaki hibeyle davacıya geçmiştir.Davacı ve bağışta bulunan Hüseyin bakımından 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmü uyarınca araştırma yapılmış ise de,bu yeterli değildir.3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre;zilyedin vergi kaydı gibi bir belgeye dayanmaksızın aynı çalışma alanı içerisinde kazanabileceği miktar kuru toprakta 100,sulu toprakta 40 dönümü geçemez.Davada vergi kaydına dayanılmadığına göre,bağışta bulunan Hüseyin'in diğer mirasçıları adına muris Hüseyin'den kendilerine kalan taşınmazlar olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğünden,aynı sebebe dayanarak dava açılıp açılmadığının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulması,ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 15.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy