(6831 S. K. m. 1) (3402 S. K. m. 18) (4721 S. K. m. 713)
Mehmet S. ile Hazine, dahili davalı Orman İşletme Müdürlüğü aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair İNEGÖL Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 3.2.2001 gün ve 781-46 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ile dahili davalı Orman Genel Müdürlüğü vekilleri taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı 168 ada 85 parselin tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine vekili ile Orman İdaresi vekilleri taraflarından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Kadastro tutanağına göre,uyuşmazlık konusu 168 ada 85 parsel aynı ada 84 parsele uygulanan 5411 tahrir numaralı vergi kaydının batı hududunun orman okuması ve zilyetlik şartlarının oluşmadığına muhtar ve bilirkişiler tarafından bildirilmesi üzerine 3402 sayılı Kanunun 18.maddesi hükmü uyarınca 13.4.1993 tarihinde tarla niteliğiyle Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı, kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kadastro tutanağında sözü edilen 84 parsel,1937 tarih 5411 tahrir numaralı vergi kaydı ve zilyetliğe dayanılarak İbrahim oğlu Mustafa Y. adına tespit edilmiş, miktar fazlası da 172 parsel numarasıyla Hazine adına tespit edildiği açıklanmıştır. 85 ve 84 parsellerin kadastro tutanaklarının edinme sebebi sütunundaki bilgiler bakımından farklılık mevcuttur. Mahkemece bu farklılık üzerinde durulmamıştır.84 parsele uygulanan 5411 tahrir numaralı vergi kaydının batı ve güneyi orman olarak yazılıdır. Kayıtta yazılı 40'ar kadar miktar 84 parsel numarasıyla tespit ve tescil edildiğine göre, miktar fazlası olan bölümün ormandan elde edildiğinin kabulü gerekmektedir. Her ne kadar ormancı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; dava konusu taşınmazın 1983 yılında kesinleşen orman tahdit hattının dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de, vergi kaydındaki sınırlar karşısında dava konusu yerin orman tahditinin kesinleştiği tarihe kadar oran sayılan yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Ne var ki, mahkemece vergi kaydı mükellefi Mehmet K. ile davacı arasındaki bağlantı üzerinde gereği gibi durulmamış ve vergi kaydındaki orman sınırı bakımından taşınmazın tahdit tarihine kadar orman sayılan yerlerden olup olmadığı araştırılıp belirlenmemiştir. Davalı Hazine vekili ile Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 3.240.000 lira peşin harcın istek halinde Orman İdaresine iadesine 24.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy