(743 S. K. m. 612) (4721 S. K. m. 677)
Dava: Durmuş Girgin ile Zeliha Uslu ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Kumluca Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 06.06.2000 tarih ve 327 - 211 s. hükmün Yargıtayca tetkiki davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı, 37 parselin davalı Firdevs Vicire isabet eden 1/3 payın iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Firdevs, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalı Firdevs Vicirin payının iptal ve tesciline ait davanın reddine, davalı Hatice Turan ve Zeliha Uslunun paylarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine, hükmün redde ait bölümü, davacı Durmuş Girgin tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Tapu kaydına göre iptal ve tescili istenilen payları kapsayan 37 parsel 1976 yılında ölen tarafların ortak miras bırakanları Bekir oğlu Süleyman Girgin adına tapuda kayıtlıdır. Davacı, 02.10.1977 gününde yapılan taksimle dava konusu parselin mirasçılardan davalı Firdevs ile miras bırakandan önce ölen kızı Azizenin mirasçılarına isabet ettiğini, Azizenin de 10.07.1980 tarihli sözleşme ile payını kendisine satıp devrettiğini ileri sürerek, iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davacının açık bir isteği olmadığı halde, kayıt maliki miras bırakanın Süleymanın mirasçılarından Hatice ve Zelihanın paylarının iptal ve tesciline, Firdevse isabet eden pay hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Hatice ve Zelihanın temyiz isteği bulunmadığından, onlara ilişkin payların iptal ve tescil isteğine ait hüküm bölümü kesinleşmiş bulunmaktadır.
Davalı Firdevsin payına ait iptal ve tescil isteğine gelince; kayıt maliki miras bırakan Süleymanın ölüm gününe göre terekesi elbirliği ile mülkiyet hükümlerine tabi olup, 02.10.1977 tarihli taksim sözleşmesine bütün mirasçılar katılmadığı için geçerli bir taksimden söz etmek mümkün değildir. Mahkemenin bu yöne ilişen gerekçesi yerinde bulunmaktadır. Dava dilekçesindeki açıklamalar gözönünde tutularak, uyuşmazlığın miras payının devrine ait kurallara göre çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Ne var ki; davacı, Firdevsin payını 10.07.1980 gününde satın ve devraldığını ileri sürmüş, davalı Firdevs de senetteki imzanın kendisine ilişkin olmadığını ileri sürerek karşı çıkmıştır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan MK. nun 612 ve 01.01.2002 gününde yürürlüğe giren TMK. nun 677. maddesi hükmü uyarınca yazılı olmak koşulu ile mirasçılar arasında miras payının devri geçerlidir. Davacı yazılı devir sözleşmesine dayandığına ve davalı Firdevs de imza inkarında bulunduğuna göre, HUMK. nun 308. ve devamı maddeleri uyarınca senetteki imzanın davalı Firdevse ilişkin olup olmadığının yöntemine uygun bir şekilde araştırılıp belirlenmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece miras payının devri gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı Durmuşun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün redde ait bölümünün açıklanan sebeple BOZULMASINA 2.080.000 TL. peşin harcın istem halinde temyiz edene iadesine 09.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy