(3402 S. K. m. 18) (2908 S. K. m. 55) (4721 S. K. m. 713) (743 S. K. m. 639)
Dava: Davacı... Öğrencilerini Koruma Derneği vekili, 197 ada, 4 parseldeki davalı... Kültür Derneği adına yazılı bulunan 1/2 paya ait tapu kaydının iptali ile vekil edeni Dernek adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine Temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu payı kapsayan l97 ada, 4 parsele ait kadastro tutanağında, 9.2.l962 gün ve 5 numara ile 2.1.1975 gün ve 1 numaralı tapu kaydına dayanılarak 28.12.l998 tarihinde .... Kültür Derneği ile... öğrencilerini Koruma derneği adına eşit olarak tapuya tescil edilmiştir. Dayanak 9.2.1962 gün, 5 numaralı tapu kaydı... Kültür Derneği, 2.1.1975 gün ve 1 numaralı tapu kaydı da davacı dernek adına yazılı bulunmaktadır. Davacı Dernek vekili kayıt maliki... Kültür Derneğinin Uzun yıllar önce feshedilen veya kendiliğinden dağılan dernek olduğunu, dernekler kütüğünde kaydına rastlanılmadığını dava konusu taşınmazın tümünü 1962 yılından bu yana... Öğrencilerini Koruma Derneğinin zilyetliği altında bulunduğunu, davalı derneğin payına ait kaydın hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek bu paya ait kaydın iptali ile davacı dernek adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiştir. Tüm araştırma ve incelemelere rağmen, kayıt maliki davalı... Kültür Derneğine ve bu dernekle ilgili tüzük ve herhangi bir kayda rastlanılmamıştır. Tanık Hüsnü... Kültür Derneği isminde bir derneğin olduğunu, ancak 1964-1965 yıllarında fesih durumunda olduğunu tüzel kişiliğinin son bulduğunu bildirmiştir.
Kadastro tutanağı, dayanak tapu kaydı örneği ve tanık beyanına göre; kayıt maliki... Kültür Derneği, tüzel kişiliği kazanmış ve uzun yıllar önce kişiliği sona ermiştir. Davalı Derneğinin Tüzel kişiliğinin sona ermesi yönünden ortaya çıkan bu belirsizlik karşısında feshedildiği veya kendiliğinden dağıtıldığının, kabul etme zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Derneğin tüzüğü temin edilemediği için fesih ve kendiliğinden dağılması halinde mallarının kime geçeceği veya yetkili organlarca hangi tüzel kişiliğe aktarıldığı belirlenmemiş bulunduğuna göre Dernekler Kanununun 55. maddesi hükmü uyarınca; mallarının Devlete geçtiğinin kabulü gerekir. Somut olayda davalı derneğin mallarının Hazineye geçişi kanun hükmü gereği olduğundan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18. maddesi hükmü uyarınca; Devlete intikal eden böyle bir yerin kazandırıcı zamanaşımı veya benzeri bir yoldan edinilmesi mümkün olmaz. Diğer yönden tüzel kişiler adına tapuda kayıtlı bir taşınmazın veya payın yürürlükten kaldırılan TKM. nin 639/2. ve 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren TMK. nun 713/2. maddesi hükmü uyarınca hukuki değerini yitirmesi ve kazanılması da olanaksızdır. Bu nedenle yerel mahkemenin tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği yolundaki gerekçesi benimsenmemiştir. Mahkemece yukarıda açıklanan kurallar göz ardı edilerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının MK. nun 639/2. maddesi hükmü uyarınca hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında davalı Hazine Temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy