(4721 S. K. m. 640) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Atay Özmen ile Hazine ve Karakurt Köyü Muhtarlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı; davacının davasının kabulüne, Karayolları hakkındaki davanın husumetten reddine dair Sarıkamış Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.01.2002 tarih ve 37-7 s. hükmün Yargıtayca tetkiki davalılardan Hazine Temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydının iptal edilerek kendi adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalılardan Hazine Temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, sair davalı Karakurt köyü yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalılardan Hazine Temsilcisi Mal Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, miras yoluyla intikale ve eklemeli zilyetliğe dayanarak Hazineye ilişkin 23.02.1976 gün ve 2 numaralı tapu kaydının iptal edilerek, bu yerin kendi adına tapuya tescil edilmesini istemiştir. Davalılardan Hazine Temsilcisi, taşınmazın tapuda Hazine adına kayıtlı olduğunu ve davacının zilyetliğinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davacı, taşınmazın miras yoluyla kendisine kaldığını ileri sürdüğüne, taksime de dayanmadığına ve taksim olgusu da kanıtlanmadığına göre öncelikle dava şartı üzerinde durulmalıdır. Bu maksatla, murise ilişkin veraset belgesinin temin edilerek, varsa sair mirasçıların davaya katılmalarının sağlanması veya muvafakatlerinin alınması ya da TMK. nun 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci tayin edilerek, onun huzuru ile yargılamaya devam olunması gerekir. Bundan ayrı taşınmaz başında 30.10.2000 gününde yapılan birinci keşifte dinlenilen Ziraatçı Bilirkişi Süleyman Kuyucuoğlu tarafından düzenlenen raporda; taşınmazın üzerinde son yıllarda yapılmış herhangi bir tarımsal faaliyetin bulunmadığı, toprak işlemesinin yapılmadığı bildirilmiş, 11.09.2001 tarihli ikinci keşifte dinlenilen Ziraatçı Bilirkişi Ziraat Mühendisi Tuncer Önel tarafından tanzim edilen raporda ise; uyuşmazlık konusu taşınmazın tarla vasfında olduğu, tarımsal faaliyette kullanıldığı bildirilmiştir. Görüldüğü üzere, iki rapor arasında açık çelişki bulunmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; iki ziraatçı bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesine çalışılması ve taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının ve niteliğinin kesin olarak belirlenmesi için üç kişilik ziraatçı bilirkişi marifetiyle taşınmazın bu yönden incelenerek niteliğinin kesin olarak belirlenmesi gerekir. Davacı; dava dilekçesinde, uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin 1500 m2lik bölüme ilişkin tapu kaydının iptal edilerek, bu yerin adına tescilini istediği durumda HUMK. nun 74. maddesi gözardı edilerek istekten fazlaya hükmedilmiş olması da doğru değildir. Davacı dava dilekçesinde Hazine yanında Karakurt Köyünü de hasım göstererek davayı köye de yöneltmiştir. Mahkemece, Karakurt Köyü hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da isabetsizdir. Karayolları İdaresi davada taraf durumunu almamış olmasına karşın gerekçeli kararın hüküm fıkrasında Karayolları İdaresi hakkında husumet sebebiyle reddine karar verilmiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Davalılardan Hazine Temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA 18.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy