(4721 S. K. m. 634, 639, 1023) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26) (1512 S. K. m. 60)
Dava: Ayşe Yıldırıcı ve müşterekleri ile Fatih Gündüz aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Ankara 12. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.12.2001 gün ve 606-834 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 28309 ada, 2 parseldeki davalı Fatih Gündüz'ün adına kayıtlı bulunan paya ait kaydın iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Fatih, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, uyuşmazlık konusu parselin paydaşları olduğunu, ayrıca 124 m2 yeri kayıt maliklerinden Bekir Gürkan'dan satın ve devraldıklarını, daha sonra satışının mirasçıları tarafından yenilendiğini, otuz yıldan beri taşınmaza zilyet olduklarını, kayıt malikinin uzun yıllar önce vefat ettiğini, kaydın intikal görmediğini ve MK. nun 639/2. maddesi hükmü karşısında hukuki değerini yitirdiğini, daha sonra Bekir payının, mirasçıları tarafından davalı Fatih Gündüz'e tapuda satılıp devredildiğini ileri sürerek, davalı adına yazılı bulunan paya ait kaydın iptal ve tescilini istemişlerdir. Davalı Fatih, uyuşmazlık konusu payı tapuda iyi niyetle satın ve devraldığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan TMK. nun 634, Borçlar Kanunu'nun 213 ve Tapu Sicil Nizamnamesinin 26. maddesi ve Noterlik Kanununun 60/3. maddesi hükümleri göz önünde tutularak, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan MK. nun 639/2 ve 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren TMK. nun 713/2. maddesinde belirtilen ölüm sebebine dayanarak, iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, dava dilekçesinde ileri sürülen olaylar, yanlış nitelendirilerek harici satışın TMK. nun 634, Borçlar Kanunu'nun 213 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddesi hükümleri karşısında geçersiz olması nedeniyle, davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. HUMK. nun 76. maddesi hükmüne göre olayları ileri sürmek taraflara, bunların nitelendirilmesi ve uygulanacak kanun maddesini bozmak hakime aittir.
Mahkemece, ileri sürülen olaylar yanlış nitelendirilerek hüküm kurulmuştur. Mahkemenin gerekçesi bu bakımdan yerinde değildir.
Davacı, TMK. nun 713/2. maddesi hükmü uyarınca iptal ve tescil isteğinde bulunduğuna göre, bu maddede yazılı koşulların araştırılıp belirlenmesi gerekir. Tapu kaydına göre; 28309 ada, 2 parsel, 13.12.1999 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucu davacılar ile başka kimseler adına tespit edilmiş, 124/905 pay 08.08.2001 tarihinde yapılan trampayla davalı Fatih Gündüz adına tapuya tescil edilmiştir. İstenilen tapu kayıt örneklerine göre, uyuşmazlık konusu parsellerin imar uygulamasından önce hangi parselden geldiği belirlenmemiştir. İddia şekli gözönünde tutularak, uyuşmazlık konusu parselin esası olan tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte istenilerek, dosya arasına konulması, uyuşmazlık konusu payın intikal ve kadastrodaki tespit durumunun nazara alınması, 1999 tarihinde yapılan imar uygulamasının davacı yönünden kazanmayı sağlayan zilyetliği kesip kesmeyeceğinin tartışılıp değerlendirilmesi, iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin eksiksiz olarak toplanılması, davalı Fatih Gündüz'ün TMK. nun 1023. maddesi karşısında iktisabında iyi niyetli olup olmadığının araştırılıp belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 5.000.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy