(743 S. K. m. 639)
Dava: İsa Yıldız ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Oltu Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 05.12.2001 gün ve 103-173 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ve Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, uyuşmazlık konusu 1357 parsel sayılı taşınmaza ait Hazine üzerindeki tapu kaydının iptal edilerek, bu yer ile 1357 parsel sayılı taşınmaza komşu bulunan ve tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın adlarına tapuya tescil edilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hükmün esası, davalı Hazine vekili, harca ilişkin bölüm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, miras yoluyla intikale ve eklemeli zilyetliğe dayanarak, uyuşmazlık konusu 1357 parsele ait tapu kaydının iptal edilerek, nizalı taşınmaza komşu ve tapuda kayıtlı olmayan taşınmazla birlikte MK. nun 639/1. maddesi uyarınca, adlarına tapuya tescil edilmesini istemişlerdir. Davalı Hazine vekili taşınmazın tapuda Hazine adına kayıtlı olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Uyuşmazlık konusu 1357 parsel sayılı taşınmaz, 1986 tarihinde yapılan tapulama çalışmaları sırasında, Mart 1929 tarih ve 877 numaralı tapu kaydına istinaden Hazine adına tespit edilmiş, iptali istenen tapu kaydı, bu şekilde oluşmuştur. Görüldüğü üzere, uyuşmazlık konusu 1357 parsel sayılı taşınmaz, 1929 yılından beri Hazine adına tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmaz üzerindeki davacıların zilyetliği, hukuken bir değer taşımaz ve kendilerine iktisap da sağlamaz. Bu durumda, 1357 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan iptal ve tescil davalarının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu parsel hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş olması yasaya aykırıdır. Uyuşmazlık konusu olan ve teknik bilirkişinin 06.11.2001 günlü krokisinde B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Tescili istenen bu taşınmazın, tapulama çalışmaları sırasında ne gibi bir işleme tabi tutulduğu, tespit dışı bırakılıp bırakılmadığı, tespit dışı bırakılmış ise, hangi tarihte ve ne sebeple tespit dışı bırakıldığı Kadastro Müdürlüğünden sorulup belirlenmiş, yasal hasım durumunda olan Şendurak Köyü davaya katılmamış ve dava köye karşı yöneltilmemiştir. Ayrıca, uyuşmazlık konusu bu taşınmaz bölümünün tapuda kayıtlı olup olmadığı, tapu sicil müdürlüğünden sorulup belirlenmemiş, aynı taşınmaz bölümünün 3083 sayılı Yasa uyarına sulanan yerlerden olup olmadığı merciinden sorulup araştırılamamıştır. Bundan ayrı, taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenilen Jeoloji Bilirkişi Volkan Çin tarafından düzenlenen rapor yetersiz olup, taşınmazın niteliğini açıklamaktan uzaktır. Taşınmaz başında bir başka Jeolog bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak, niteliğinin kesin olarak belirlenmesi, Oltu Çayının yatağı ya da taşkın sahası olup olmadığının, çay yatağından kazanılıp kazanılmadığının kesin olarak belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir.
Sonuç: Davacılar ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 4.960.000 lira peşin harcın istek halinde davacılara iadesine, 01.07.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy