(743 S. K. m. 639)
Dava: Maviş Terzi ile Ayşe Terzi ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Çumra Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 21.12.2000 gün ve 25/265 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Maviş Terzi, uyuşmazlık konusu olan 272 ve 273 parsellere ait davalılar tapusunun iptal edilerek kendi adına tapuya tescilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Maviş Terzi, dava konusu 272 ve 273 parsel sayılı taşınmazların, 1968 yılında evlendiği sırada kayınpederi Mehmet Terzi tarafından kendisine düğün hediyesi (mihir bedeli) olarak verildiğini, o tarihten bugüne kadar taşınmazların kendi zilyetliğinde bulunduğunu, kayınpederi ve davalıların murisi olan Mehmet Terzi'nin 1977 yılında öldüğünü, ölümünden bugüne MK. nun 639/2. maddesinde öngörülen şartların lehine gerçekleştiğini ve 20 yıldan fazla bir zamandan beri taşınmazların zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptal edilerek adına tapuya tescilini istemiştir. Davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Taşınmazlar başında yapılan keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve davacı tanıkları, davacının iddiasını doğrulayarak nizalı taşınmazların düğün hediyesi olarak kayınpederi tarafından davacıya verildiğini, o tarihten bugüne kadar aralıksız olarak bu yerlerin davacı ile ona niyabeten kocası (davacının kocası sağ olup davada davalılar yanında yer almaktadır) tarafından kullanıldığını bildirmişlerdir. Davacı Maviş Terzi, ortak muris Mehmet Terzi'nin mirasçısı olmayıp üçüncü kişi durumundadır. Yerel mahkemenin ret gerekçesinde bahsettiği Tevhidi İçtihat Kararını bu olaya uygulama olanağı bulunmamaktadır. Toplanan delillere ve özellikle taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenilen tanık anlatımlarına göre, davacının davasının kanıtlandığının kabulü gerekir.
Kanıtlanan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddedilmiş olması isabetsizdir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA ve 3.240.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 10.09.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy