(2863 S. K. m. 5, 11)
Dava: Erol ve müşterekleri ile Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair F 2. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 01.11.2001 gün ve 373/448 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Orman Genel Müdürlüğü temsilcisi ve Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalı Hazine adına kayıtlı 113 ada 47 parsel üzerinde murisleri Hasan ile birlikte zilyetliklerinin çok uzun zamandan beri devam ettiğini, taşınmazın sit alanında bulunduğundan bahisle Hazine adına tespitinin yapıldığını, oysa bu yerin sit alanı olmadığını açıklayarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın 2863 SK.nun 11. maddesine göre, kültür ve tabiat varlığı olduğunu, davanın bu nedenle reddine karar verilesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar Hazine vekili ile Orman İdaresi Temsilcisi taraflarından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 47 parselin, itiraz üzerine kadastro komisyonu kararı ile 2863 sayılı Kanunun 11. maddesine göre sit alanında kaldığından bahisle ilk tespit iptal edilerek Hazine adına yazılmıştır. Dava konusu taşınmaz üzerinde arkeolog bilirkişinin incelemesine göre, 2863 SK.nun 23. maddesinde tarifini bulan nitelikte taşınır kültür varlıklarının bulunduğunu tespit etmiştir.
Kadastroca Hazine adına yapılan tespit sırasında bu yerlerin Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 13.11.1982 tarih A-4020 sayılı kararı ve haritası ile arkeolojik ve doğal sit alanları olarak belirlendiği açıklanmaktadır.
Mahkemece yapılan inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Gayrimenkul üzerinde korunması gerekli taşınmaz kültür varlığının bulunup bulunmadığı "Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Bölge Kurulu"ndan sorulmamıştır. Bu yerin 2863 sayılı "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 6. maddesinde sayılan ve tarif edilen "taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarından" olup olmadığı, 7. maddeye göre tespitlerinin yapılıp yapılmadığı ve "Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu" kararı ile tescil edilip edilmediği araştırılmalıdır. Aynı yasanın 8. maddesine göre, "Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Bölge Kurulu" tarafından tespit edilen koruma alanı içerisinde bulunup bulunmadığı hususları, Kültür Bakanlığı'ndan sorulup krokileri ilgili kurumlardan getirtilerek yerinde uygulanmak suretiyle nizalı yerin korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarından olup olmadığı tespit edilmelidir.
Nizalı yerin korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarından olduğunun anlaşılması halinde bu tür yerlerin 2863 sayılı Kanunun 5.maddesi hükmüne göre, Devlet malı niteliğinde bulunduğu ve 11. madde hükmüne göre de, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarının zilyetlik yolu ile iktisap edilemeyeceklerinin salt sit alanlarının ise anılan 11. madde kapsamına girmeyeceği düşünülerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Eksik inceleme ile hüküm verilmesi isabetsiz ve Hazine vekili ile Orman İdaresi Temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 4.960.000.-lira peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden Orman Genel Müdürlüğüne iadesine 20.09.2002 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
Nizalı 113 ada 47 parsel sayılı taşınmaz başında yapılan keşifte görev alan arkeolog bilirkişi tarafından düzenlenen 25.09.2000 günlü raporda taşınmaz üzerinde 2863 sayılı yasanın 23. maddesinin ( a ) bendinde tanımı yapılan kültür ve tabiat varlıklarından antik çağlara ait kullanım ve depolama kaplarına ait parçaların bulunduğu, arazi ve çevresinin antik yerleşim yeri olduğu vurgulanmıştır.
Aynı yasanın 11. maddesine göre korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanları zilyetlikle kazanılamaz.
Açıklanan nedenlerle davacının açtığı dava reddedilmelidir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy