(766 S. K. m. 2) (4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı-davalı Hazine ile davalı-davacı Ahmet Kurt, Atakent Belediyesi Başkanlığı ve dahili davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü aralarındaki tescil, elatmanın önlenmesi ve kal davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Silifke Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 21.03.2002 tarih ve 834-327 s. hükmün Yargıtayca tetkiki davacı-davalı Hazine ve dahili davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekilleri taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı Hazine, uyuşmazlık konusu taşınmaza davalı (karşı davacı) Ahmet Kurt'un elatmasının önlenmesine ve üzerindeki ev ve ahırın yıkılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (karşı davacı) Ahmet Kurt, dava konusu taşınmazın adına tapuya tescil edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Hazinenin açtığı elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının reddine, davalı-karşılık davacı Ahmet Kurt'un açtığı tescil davasının kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı-karşı davalı Hazine ve DSİ vekilleri taraflarından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro Müdürlüğünün dosya arasında bulunan cevabi yazısında; uyuşmazlık konusu taşınmazın yürürlükten kaldırılan 766 s. Tapulama Kanunu'nun 2. maddesi gereğince tesbit dışı bırakıldığı bildirilmiş, ancak bahse konu yazıda dava konusu taşınmazın hangi tarihte tesbit dışı bırakıldığı hususuna değinilmemiştir. Taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklar, taşınmazın öncesinin taşlık ve fundalık niteliğinde bir yer olduğunu bildirmişlerdir. Öncelikle nizalı taşınmazın hangi tarihte tesbit dışı bırakıldığının Kadastro Müdürlüğünden sorulup belirlenmesi, yeril bilirkişi ve tanık anlatımları karşısında taşınmazın ancak imar ihya yolu ile edinilebilecek yerlerden olduğu anlaşıldığından dava konusu taşınmazın Belediye imar planı kapsamında kalıp kalmadığının, imar planı dahilinde kalıyorsa hangi tarihte imar planı kapsamına alındığının Belediye Başkanlığından sorulup belirlenmesi gerekir. Bundan ayrı, taşınmaz başında yapılan keşifte görev alan ziraatçı bilirkişi Beyazıt Göngör tarafından düzenlenen 19.06.2001 tarihli raporda uyuşmazlık konusu taşınmazın krokide 14 numarası ile gösterilen bölümün %60'lık kısmın imar ihya edildiği hususuna değinilmiş, ancak kalan %40'ı hakkında herhangi bir görüş beyan edilmemiştir. Bu konuda ziraatçı bilirkişiden görüş alınması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı (karşı davalı) Hazine ve DSİ vekillerinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 4.960.000 TL. peşin harcın istem halinde DSİ Genel Müdürlüğüne iadesine 01.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy