(3402 S. K. m. 14)
Dava: İsmet Yılmaz (Osman oğlu) ile Hazine ve Aslanpınarı Köyü Muhtarlığı, müdahil davalılar Selahattin ve İsmet Yılmaz (Mehmet oğlu) aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Osmaniye 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.05.2002 gün ve 373-284 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hazine vekili tarafında süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı İsmet Yılmaz, dava dilekçesinde mevki ve sınırları gösterilen iki parça taşınmazın adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalılardan Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, miras ve eklemeli zilyetliğe dayanarak uyuşmazlık konusu taşınmazın adına tapuya tescil edilmesini istemiştir. Davalılardan Hazine vekili, taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Uyuşmazlık konusu taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenilen davacı tanıklarından 1946 doğumlu Ali Mert, nizalı taşınmazın köy hayvanlarının yayıldığı (otladığı) bir yer olduğunu bildirmiştir. Bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmazın mer'a yönünden incelenip araştırılması gerekir. Mahkemece yapılacak iş; mer'alardan istifade etmeyen komşu köyler hakkı arasında seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla, taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak, uyuşmalık konusu taşınmazın öncesinin ne ve kime ait olduğunun mer'a olup olmadığının kendilerinden sorulup belirlenmesi, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde tahsisli me'ra olup olmadığının merciinden sorulup araştırılması, tahsisli mer'a var ise mer'a tahsis kararı ve haritasının getirtilip yerinde uygulanarak, dava konusu yerin niteliğinin kesin olarak tespit edilmesi, dava konusu yerde kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise, bu çalışmalar sırasında uyuşmazlık konusu taşınmazın ne gibi bir işleme tabi tutulduğunun, tespit dışı bırakılıp bırakılmadığının, paftasında ne olarak gösterildiğinin, tespit dışı bırakılmış ise, hangi tarihte, ne sebeple tespit dışı bırakıldığının Kadastro Müdürlüğünden sorulup araştırılması, davacı ve satıcısı Osman yönünden 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen şekilde miktar sınırlandırması bakımından gerekli araştırmanın yapılması, taşınmazın 3083 sayılı Yasa anlamında kuru ya da sulu nitelikte olup olmadığının DSİ İdaresinden sorulup belirlenmesi, tapuda kayıtlı olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulması, keza dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yasada öngörülen şekilde yerel ilanlarında yapılması gerekir.
Bundan ayrı uyuşmazlık konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının kesin olarak belirlenebilmesi açısında dava konusu taşınmaza komşu dava dışı 72, 73, 84, 86, 88 ve 87 parsellere ait kadastro tutanakları ile varsa dayanağı olan belgelerin getirtilip, yerinde uygulanarak, nizalı taşınmazlar yönünü ne olarak gösterdiğinin belirlenmesine çalışılması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde tüm deliller birlikte değerlendirilerek uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir.
Sonuç: Davalılardan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 10.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy