(3402 S. K. m. 14) (4721 S. K. m. 713, 913, 1023)
Dava: Hüseyin ve Abdi Yetim ile Necati İlgü aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair İnegöl Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 11.07.2002 gün ve 312/548 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, dava konusu 110 ada 23 ve 24 nolu parsellerin tapu kayıtlarının 1/2 oranında iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, harici satış ve eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Davacılar, dava konusu taşınmazları 11.11.1968 tarihli harici satış senedi ile davalının kayınpederi Şükrü Şen'den satın ve devraldıklarını, halen zilyet bulunduklarını, 06.04.1990 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında satıcı Şükrü Şen adına tespitlerin yapıldığını ve tapunun oluştuğunu, kayıt maliki Şükrü'nün ölümü ile mirasçıları tarafından davalı Necati İlgü'ye tapuda devredildiğini, davalının iktisabının kötü niyete dayalı olduğunu, bu nedenle iptal ve tescil davası açtıklarını bildirmişlerdir. Davalı ise, MK.nun 913. (1023) maddesi gereğince iktisabında iyi niyetli olduğunu, davanın reddini tekrarlamıştır. Mahkemece, tapulu taşınmazların haricen satışların geçersiz olduğu görüşünden hareketle, davanın reddine karar verilmiştir. Kural olarak, mahkemenin gerekçesi yasaya uygundur. Ancak, davacılar dava konusu taşınmazları 11.11.1968 tarihinde harici satış senedi ile birlikte satıcı Şükrü Şen'den satın aldıkları, kadastronun 06.04.1990 tarihinde bölgeye girerek tespitleri yaptığı, kadastro tutanaklarının 15.01.1991 tarihinde kesinleştiği, Şükrü Şen'in 1991 yılında ölümü üzerine, mirasçıları tarafından, mirasçılardan Ümrün'ün eşi davalı Necati İlgü'ye 22.08.1997 tarihinde tapuda satış yapıp devrettikleri anlaşılmış ise de, harici satış tarihinden kadastro çalışmalarının başladığı tarihe kadar, 3402 sayılı Kanunun 13/B-b maddesinde belirtilen koşulların davacı yararına gerçekleştiği saptanmıştır. Tapulu taşınmazların kural olarak, tapu dışı satışları, TMK. nun 706, BK.213 ve Tapu Kanunu'nun 26. ve Noterlik Kanunu'nun 60. maddesi karşısında geçersiz ise de, tasfiye kanunu niteliğinde bulunan 3402 sayılı Kanunun 13/B-b maddesindeki koşulların gerçekleşmesi halinde, artık belirtilen kuralın dışında tapulu taşınmazların harici satış, iktisap bahşeder. Mahkemenin gerekçesi, bu nedenle dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Diğer yandan, olayda tartışılması gereken bir konu da, davalının alımında iyi niyetli olup olmadığı sorunudur. Davalı, muris satıcı Şükrü'nün damadı olup; kızı Ümrün ile evli bulunan kişidir. Bu nedenle, kayınpederi Şükrü tarafından yapılan satışı bilecek ve bilebilecek durumda olan kişilerdendir. 08.11.1991 tarih 1990 / 4-3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında ise, tapuda kayıtlı bulunan bir taşımaz malı iktisap eden kimseye karşı MK. nun 931. (TMK.nun 1023) maddesinde öngörülen iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle, açılan tapu iptali davalarında dava açma iradesinin, iktisabın kötü niyete dayalı olduğu iddiasını da taşır şeklindedir. Kaldı ki; davacılar davalının kötü niyetli olduğunu da iddia etmişlerdir. Bu açıklamalar karşısında, davalının TMK. nun 2024. maddesi karşısında 1023. maddesinde belirtilen iyi niyet kurallarından yararlanması ve iyi niyetli olduğu düşünülemez.
Satıcı Şükrü Şen'in imzasına yapılan itiraz üzerine, mahkemece gerekli inceleme yapılmış ve Adli Tıp Kurumu Fizik Grapoloji Şubesinin 14.09.2001 gün ... 8033 sayılı raporlarına göre, yapılan imza karşılaştırılmasında, harici satış senedi altındaki imzanın Şükrü Şen'in el ürünü olduğu da belirlenmiştir.
Sonuç: Tüm bu açıklamalar karşısında, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 4.960.000.-lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 15.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy