(3402 S. K. m. 12) (4721 S. K. m. 712)
Dava: Hasan Özgenç ile Erimli Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tesbit davasının reddine dair Arıcak Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 03.07.2002 tarih ve 8/14 s. hükmün Yargıtayca tetkiki davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu taşınmaza ilişkin davalı belediye üzerindeki tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı belediye temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalı Erimli Belediye Başkanlığı adına yazıldığı, 1989 yılından, dava gününe kadar on senelik sürenin geçmiş olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava dilekçesinde tapu kaydına ilişkin bilgiler yazılı olmamakla beraber davalı Belediye adına 06.02.1989 tarih ve 5 sıra numarasında kayıtlı bulunan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescilinin istenildiği anlaşılmaktadır. Tapu kaydının edinme nedeni sütunundaki bilgilere göre, Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.02.1989 tarih 1998/41-21 D.İş. esas ve karar s. hükmüyle, kamulaştırma sebebiyle belediye adına tescil edildiği açıklanmıştır. Mahkemece, herhangi bir inceleme yapılmadan ve delil toplanmadan hükmen tescil gününden itibaren on senelik sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Tapu kaydı hükmen oluştuğu için olaya 3402 s. Kadastro Yasasının 12/3. maddesinde belirtilen on senelik hak düşürücü sürenin uygulanması mümkün olmaz. Zira, anılan maddeyle kadastro yoluyla oluşturulan tapu kayıtlarının sık sık değiştirilmesi ve ortadan kaldırılmasını önlenilmek istenilmiş ve bu amaçla belirtilen dava açma süresi öngörülmüştür. Sair yönden; mahkemece nazara alınan sürenin TMK. nun 712. maddesinde belirtilen süre olup olmadığı da anlaşılmamaktadır. Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın halen davacının zilyetliğinde bulunduğu ileri sürüldüğüne göre, anılan maddedeki koşullar oluşmadığı için olaya uygulama kabiliyeti bulunmamaktadır. Hüküm bu bakımdan yasaya aykırı olarak verilmiştir. İddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA ve 4.960.000. lira peşin harcın istem halinde temyiz edene iadesine 06.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy