(3402 S. K. m. 14) (3083 S. K. m. 2)
Dava: Fatma Güney ile Hazine ve Kestel Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Alanya 1.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.9.2000 gün ve 408/608 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Fatma Güney, dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı uyuşmazlık konusu taşınmazın adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dosya arasında bulunan paftaya ve teknik bilirkişi raporuna göre, nizalı taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında taşlık ve çalılık niteliği ile tespit dışı bırakılmıştır. Taşlık ve çalılık niteliğinde olan bir yer, diğer edinme koşullarının yanında, ancak, imar-ihya ile kazanılabilir. Taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklar; imar-ihyadan söz etmemişler, ziraatçı bilirkişi ise uyuşmazlık konusu taşınmazın imar-ihyasının 5-6 yıl önce tamamlandığının ancak bu yerin 20-25 yıldan bu yana hububat ziraatı yapılan bir yer olduğunu bildirmiştir. Taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenebilmesi ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığının saptanabilmesi bakımından, uyuşmazlık konusu taşınmaza komşu, dava dışı ve kadastro çalışmaları sırasında davacı adına tespit ve tescil edilen 1220 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağı ile varsa dayanağı olan belgelerin getirtilip yerine uygulanarak, uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiğinin belirlenmesine çalışılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan davacının bu yeri imar-ihya edip etmediğinin, imar-ihya etmiş ise, imar-ihyanın hangi tarihte başladığının, hangi tarihte sonuçlandığının, imar-ihyanın ne şekilde yapıldığının kendilerinden sorulup belirlenmesi, ziraatçı bilirkişiden taşınmazın imar-ihyasının kaç yıl önce tamamlandığı hususunda görüş alınması, ziraatçı raporu içindeki çelişkinin giderilmesine çalışılması ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Bundan ayrı, dava konusu taşınmazın 3083 sayılı Yasa anlamında kuru yada sulu nitelikte bulunup bulunmadığının merciinden sorulup araştırılması, davacının murisi babası Hasan Boz'un tüm mirasçıları bakımından 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen şekilde miktar sınırlandırması yönünden gereken araştırmanın yapılması gerekir.
Sonuç: Davalılardan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 31.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy