(4721 S. K. m. 640) (3402 S. K. m. 14, 16) (1086 S. K. m. 259)
Dava: Mustafa Koçak ile Hazine ve Hacılı Köyü Muhtarlığı aralarındaki sınırlandırmanın iptali ve tescil davasının kabulüne dair Yerköy Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 26.06.2002 gün ve 272-299 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili ile Hacılı Köyü Muhtarlığı taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 162 ada 54 parselin sınırlandırmasının kısmen iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ve Köy Temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili ile Köy Muhtarı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz bölümünün davacıya miras bırakanı babasından kaldığı ileri sürüldüğüne ve taksim hakkında bir açıklamada bulunulmadığına göre, miras bırakanın mirasçılık belgesinin istenilmesi, ölüm tarihine göre, terekesi elbirliğiyle mülkiyet hükümlerine tabi olup da davacıdan başka mirasçıları bulunduğu takdirde, onların da açılmış olan davaya icazetlerinin sağlanması veya TMK. nun 640. maddesi hükmü uyarınca miras ortaklığına temsilci tayini suretiyle onun huzuruyla davaya devam olunması gerekir.
İşin esasına gelince: uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümünü kapsayan 162 ada 54 parselin, kadimden beri davalı Hacılı Köyü'nün kadim mer'ası olduğunun bilirkişi ve muhtar tarafından bildirilmesi üzerine, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesi hükmü uyarınca köy orta malı mer'a olarak sınırlandırılmıştır. Davacı, sınırlandırmadan önceki sebebe dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı köyde oturan tanıkların, dava konusu taşınmazın davacı ve miras bırakanı tarafından kültür arazisi olarak kullanıldığını, mera olmadığını bildirmeleri üzerine, mahkemece tanıkların beyanlarına dayanılarak davanın kabulü yoluna gidilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, mera uyuşmazlıklarında yerel bilirkişi ve tanıkların bu yerden yararlanmayan komşu köyler halkı arasından seçilip dinlenilmesi gerekir. Mahkemece, yerleşmiş uygulama göz önünde tutulmaksızın aynı köyde oturan kimseler dinlenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Taraflara komşu köyler halkı arasından tanık göstermek üzere süre ve imkan tanınması, ayrıca komşu parsellere ait kadastro tutanağı ve mevcutsa dayanak belgeler ile taşınmazın bulunduğu yerde tahsisli mera bulunup bulunmadığının, mevcutsa mera tahsis kararı ve haritası ile eklerinin Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması ondan sonra yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının HUMK. nun 259. maddesi hükmü uyarınca davetiye ile çağırılarak, taşınmaz başında dinlenilmeleri, dava konusu taşınmazın çevresinde yer alan meranın davamı olup olmadığının kendilerinden sorulup belirlenmesi, komşu parsellere ait kadastro tutanağı ve dayanak belgelere göre, nizalı taşınmaz yönünün ne suretle gösterildiğinin belirlenmesine çalışılması, gerekirse ziraatçı uzman bilirkişiden taşınmazın niteliği hakkında yeniden gerekçeli rapor alınması, davalı Köy Muhtarı, dava konusu taşınmazın içerisinde Keçi Kalesi ismi ile bilinen eski eserin bulunduğunu savunmuş olduğuna göre, 2863 sayılı Kanun hükümleri uyarınca araştırma ve inceleme yapılması, davada 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde belirtilen hiçbir belgeye dayanılmadığına göre, aynı çalışma alanı içerisinde davacı ve miras bırakanı adına 26.07.1972 tarihinden sonra belgesizden tespit ve tescil edilmiş taşınmazlar bulunup bulunmadığının Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden, aynı nedene dayanarak dava açılıp açılmadığının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden, taşınmazın Devletçe sulanan yerlerden bulunup bulunmadığının Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünden sorulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalılar Hazine vekili ve Köy Muhtarının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 4.960.000 lira peşin harcın istek halinde Köy Muhtarlığına iadesine 06.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy