(4721 S. K. m. 716)
Dava: Satılmış ile Hazine ve O Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne kısmen reddine dair B Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.02.2002 gün ve 121-34 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine Temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazların vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, hükmün 2. bendinde mevkii ve sınırları yazılı krokide B harfi ile gösterilen 3120 m2 ve hükmün 4. bendinde yazılı krokide E harfi ile gösterilen 322 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesinde kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davalı Hazine Temsilcisinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlara ilişkin hüküm bölümlerinin ONANMASINA,
Hükmün, 1 ve 3. bentlerinde yazılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre; aşağıda belirtilen hususlar dışında Hazine Temsilcisinin temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Hükmün 1.bendinde mevkii ve sınırları yazılı ve krokisinde A harfi ile gösterilen taşınmazın 3483 m2 yüzölçüme sahip bulunduğu teknik bilirkişi tarafından açıklandığı halde, 3783 m2 olarak tapuya tesciline, hükmün 3. bendinde yazılı C harfi ile gösterilen taşınmazın da krokiye göre ortasından geçen ark nedeniyle iki ayrı parçaya bölündüğü açıklanmış olmasına karşın, mahkemece tek parça halinde tapuya tesciline karar verilmiş olması doğru değildir. Taşınmazı ikiye bölen ark, davacıya ait ise, taşınmazın yazılı şekilde davacı adına tapuya tescili doğru olur. Şayet ark kamuya ait bir yer ise o takdirde ark sınır gösterilmek suretiyle iki ayrı parça halinde tapuya tesciline karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine Temsilcisinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1 ve 3. bendlerinde yazılı taşınmazlara ilişkin bölümlerinin BOZULMASINA ve 2588 Sayılı Kanunla Eklenen 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 13.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy