(4721 S. K. m. 640) (3402 S. K. m. 16)
Dava: Nermin Yıldızeli (Tereke mümessili) ile Belediye Başkanlığı, Lütfiye Şınık ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Çamardı Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 30.04.2002 gün ve 82/50 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Belediye Başkanlığı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, dava konusu parsellerin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Belediye vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Belediye vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 189 ada 6 ve 11 parsellere ait kadastro tutanaklarında, hiç kimsenin zilyedliğinde bulunmayan, kadimden beri yol boşluğu olarak kullanılan bir yer olduğunun muhtar ve bilirkişi tarafından bildirilmesi üzerine, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesi uyarınca 20.07.1989 tarihinde arsa niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar vekili; dava dilekçesinde, kazanmayı sağlayan zilyedliğe dayanarak istekte bulunmuş, 07.11.2001 günlü dilekçesi ile de öncesi itibariyle tapuda kayıtlı bulunan dava konusu yerin kayıt maliki tarafından Çamardı Noterliğince düzenlenen 30.09.1958 tarih ve 535 yevmiye numaralı vasiyetname ile kendisine vasiyet edildiğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğini tekrarlamıştır. Yerel bilirkişi ve tanıklar; dava konusu parsellerin davacılar ve murisleri tarafından bahçe ve ahır olarak tasarruf edildiğini, daha sonra üzerindeki ahırın yıkıldığını, taşınmazın arsa niteliğini aldığını, yol boşluğu olmadığını bildirmişlerdir. Mahkemece taşınmazların nitelikleri itibariyle kazanılmaya elverişli yerlerden bulunduğu ve kazanma koşullarının oluştuğu görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmesinde kanuna aykırı bir yön görülmemiştir. Her ne kadar davacı, yukarıda tarih ve sayısı yazılı vasiyetnameye dayanmış ise de, bu husus mirasçılar arasındaki bir sorun olup tapu kaydı ve zilyetlik durumu gözönünde tutularak uyuşmazlık çözümlenmiş bulunduğuna göre, hüküm doğru olmaktadır.
Sonuç: Davalı Belediye vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 8.250.000 lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 24.510.000 liranın temyiz edenden alınmasına, 07.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy