(4721 S. K. m. 713)
Davacı-davalı Adeviye Bala, birleştirilen davanın davacısı Bayram Durgut ve Hediye Durgut ile davalı Hazine, Sızır Belediye Başkanlığı Dilaver Durgut ve müşterekleri aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne dair Gemerek Asliye Hukuk Hkimliğinden verilen 05.04.2002 gün ve 85/76 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi Hediye Durgut ve duruşmasız olarak incelenmesi ise; Hazine Temsilcisi ile Adeviye Bala vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.04.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz edenler Hediye Durgut vekili Avukat Şakir Şeker, Hazine vekili Avukat Gülderen Şahin ile Adeviye Bala vekili Avukat Halil Öztürk ve karşı taraftan Sızır Belediye Başkanlığı adına Belediye Başkanı Galip Ulutaş ve Bayram Durgut bizzat geldiler. Tebligata rağmen başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı Adeviye Bala vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edeni ile davalı gerçek kişiler adına tapuya tesciline,
Karşı davanın davacısı Bayram Durgut, Büyükkaldırım ve Kösrelik, Hediye Durgut da Düzağaç ve Gedikönü mevkiilerinde bulunan taşınmazların ayrı ayrı adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine Temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, Elmaoku ve Küçükkaldırım mevkiinde bulunan taşınmazların tümü ile Büyükkaldırım mevkiinde bulunan taşınmazın 2650 m2. lik bölümünün taraf gerçek kişiler adına, Gedikönü mevkiinde bulunan taşınmazın karşı davacı Hediye Durgut, Büyükkaldırım ve Kösrelik mevkiinde bulunan taşınmazların karşı davanın davacısı Bayram Durgut adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; davalı Hazine temsilcisi hükmün kabule ilişkin bölümlerini, davacı Adeviye vekili karşı davacılar adına tescil edilen Gedikönü, Büyükkaldırım ve Kösrelik mevkiindeki taşınmazlara ilişkin, karşı davanın davacısı Hediye vekili de Düzağaç mevkinde bulunan ve reddine karar verilen taşınmaz hakkındaki hüküm bölümlerini ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
Davacı Adeviye vekili, dava konusu tüm taşınmazların 13.6.1989 tarihinde ölen taraf gerçek kişilerin ortak miras bırakanı Şevki Durgutdan kaldığını, kazanmayı sağlayan zilyedlik nedeniyle tesciline, karşı davanın davacısı Hediye Durgut vekili, Düzağaç ve Gedikönü mevkiinde bulunan her iki taşınmazın 13.5.1988 günlü ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi ile, karşı davacı Bayram Durgut da Kösrelik ve Büyükkaldırım mevkiinde bulunan taşınmazların 15.11.1983 ve 20.11.1983 günlü satış ve devir senedi ile kendisine satıldığını ileri sürerek tescil isteğinde bulunmuşlardır. Yerel bilirkişi ve tanıklar taraflarca dava konusu edilen tüm taşınmazların ortak miras bırakan Şevkiden kaldığını, dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile davacılar ve miras bırakanı tarafından tasarruf edildiğini bildirmiş olmalarına ve uyuşmazlığın niteliğine göre yasal ilanlar ve incelemeler yapılmış bulunduğuna göre, davalı Hazine Temsilcisinin hükmün kabulüne ilişkin bölümlerine yöneltmiş olduğu temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davacı Adeviye Bala vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu Gedikönü mevkiinde bulunan taşınmaz 13.05.1988 günlü ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi uyarınca karşı davanın davacısı Hediyeye bağışlandığı ve teslim edildiği, Büyükkaldırım ve Kösrelik mevkiinde bulunan 2 kıta taşınmazında yukarıda tarihleri açıklanan harici satış sözleşmeleri ile miras bırakan Şevki tarafından Bayrama satılıp devredildiği ileri sürülen belgeler ve dinlenen tanık beyanları ile doğrulanmış ve karşı davacıların davası kanıtlanmış bulunmaktadır. Her ne kadar davacı vekili, liste dışı tanık dinlendiğini ileri sürmüş ise de, karşı davanın davacıları tarafından verilen listedeki tanıklarda dinlenmiş olup bunların sözlerine göre de, bağış ve satış olguları kanıtlanmış bulunduğuna göre liste dışı tanıkların dinlenilmesi sonuca etkili görülmemiş bu yön ayrıca bozma sebebi yapılmamıştır. Tüm bu nedenlerle davacı Adeviye vekilinin, karşı davanın davacıları Hediye ve Bayram adına tescil edilen taşınmazlara yöneltmiş olduğu temyiz itirazları da yerinde değildir.
Davacı Hediye vekilinin, Düzağaç mevkinde bulunan taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına, gelince: Davacı Hediye vekili bu taşınmazın da yukarıda tarihi açıklanan ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi uyarınca miras bırakan Şevki tarafından vekil edenine bağışlanıp teslim edildiğini ileri sürerek tescil isteğinde bulunmuş ise de, taşınmazın dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile kullanılmadığı, bu yer üzerinde davacının zilyedliğini sürdürdüğü hususunda herhangi bir işlemde bulunmadığına göre bu yerin terk edildiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Temyiz duruşması sırasında davacı Hediye vekili, vekil edeninin 1988 yılından bu yana vergilerini ödemek suretiyle taşınmazla bağlantısını ileri sürmüş ise de, dosya içeriğine göre bu yön kanıtlanmamıştır. Ziraatçi uzman bilirkişi raporuna göre de, taşınmazın 20 yıldan bu yana ekim ve sürümü yapılmayan, toprak derinliği 8-10 cm. mera görünümünde olan bir yerdir. Tüm bu açıklamalar karşısında bu taşınmaz hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde de herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıdan beri izah edilen açıklamalar karşısında taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 275.000.000. TL. avukatlık ücretinin KDV si ile birlikte karşı davanın davacısı Hediye Durgutdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan Hazineye verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 4.960.000 lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.920.000 liranın temyiz edenden alınmasına 22.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy