(3402 S. K. m. 16) (2644 S. K. m. 21)
Dava: Hüsamettin Cenger, müdahil Gülnihal Kavasoğlu ile Hazine ve dahili davalı Van Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne kısmen reddine dair Van 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 02.10.2002 gün ve 345-546 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ve davaya katılan Gülnihal Kavasoğlu, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, kadastro çalışmaları sırasında yol olarak bırakılan dava konusu yerin dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile vekil edeni tarafından tasarruf edildiğini, kazanma koşullarının oluştuğunu ilerisürerek iptal ve tescil edilmesini istemiş, davalı Hazine vekili ve davaya katılan Gülnihal, taşınmazın kamunun ortak yararlanmasına terk ve tahsis edilen yol olduğunu savunmuşlardır. Yerel bilirkişi ve tanıklar, öncesi itibariyle Van-Özalp yolu olan dava konusu yerin daha sonra yeni yolun açılmasıyla terk edildiğini, 1974-1975 yılından sonra davacının sürmek ve üzerinde ağaç yetiştirmek suretiyle zilyedliğini sürdürdüğünü bildirmişler, ziraatçı uzman bilirkişi, üzerinde çeşitli yaşta meyve ağaçları ile kavakların yer aldığını, kumlu, killi ve tınlı yapıya sahip komşu taşınmazlarla aynı özelliği gösteren bir yer olduğunu bildirmiştir. Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Komşu parsellere ait kadastro tutanaklarına göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1973 ile 1976 yıllarında kadastro çalışmalarının yapıldığı, paftaya göre bu yerin yol olarak bırakıldığı açıklanmıştır. Yollar, kamunun yararlandığı yerler olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi hükmüne göre paftasında gösterilmekle yetinilir. Böyle bir yerin, terk edilmedikçe veya güzergah değişikliği nedeniyle yol olmaktan çıkarılmadıkça kazandırıcı zamanaşımı ve zilyedlik yoluyla edinilmesi mümkün olmaz. 2644 sayılı Tapu Kanununun 21. maddesi hükmüne göre, yol fazlası olan bir yerin koşulları oluştuğu takdirde kazanılması mümkün olabilir. Karayolları Genel Müdürlüğü'nün 01.03.2001 günlü karşılık yazısında, 1958 yılında açılan yeni Van-Özalp yolunun kullanılması nedeniyle, eski yolun terk edildiği bildirilmiştir. Teknik bilirkişi krokisine göre, dava konusu edilen yer, yeni açılan yolun dışında, eski Van-Özalp yolu güzergahına isabet eden bir yerdir. Yerel bilirkişi ve tanıklar da, eski yolun terk edildiği ve dava tarihinden geriye doğru davacı tarafından 20 yıldan fazla süre ile kullanıldığını bildirmiş olduklarına göre, davanın kabulüne karar verilmesinde Kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 2588 Sayılı Kanunla Eklenen 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/İ maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 27.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy