(4721 S. K. m. 501, 713)
Cevriye A. ile Hazine ve Beydere Köyü Muhtarlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Koçarlı Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 10.10.2002 gün ve 162/214 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili 248 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava konusu parseli kayıt maliki mirasçılarından satın ve devraldığını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Dava konusu parsel Şerif kızı Fatma E. adına kadastro yoluyla 11.12.1954 yılında tapuya tescil edilmiştir. Dosya arasındaki Koçarlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.04.2002 gün, 66/91 esas ve karar sayılı mirasçılık belgesinde kayıt maliki Fatma E.'ın hiç mirasçı bırakmaksızın öldüğü açıklanmıştır. Mahkemece, kayıt maliki Fatma'nın 1959 tarihinde vefat ettiği davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan MK.nun 639. hüküm tarihindeki TMK.nun 713. maddesindeki koşulların davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava, TMK.nun 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Açık olmamasına karşın TMK.nun 713/2. maddesinde yazılı koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK.nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede "aynı koşullar altında maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir" denilmiştir.
Somut olayda; kayıt maliki Fatma mirasçı bırakmadan 02.02.1959 tarihinde vefat etmiştir. Eski MK.nun 448, yeni TMK.nun 501. maddesi hükmüne göre, mirasçı bırakmadan vefat eden kişinin terekesi Devlete intikal eder. Bu yolla Devlete kalan bir taşınmazın MK.nun 713/2. maddesi hükmü uyarınca kazanılması mümkün olmaz. Mahkemece, uyuşmazlık yanlış nitelendirilerek kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA 14.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy