(3402 S. K. m. 17) (4721 S. K. m. 713) (1086 S. K. m. 432, 258, 259)
Dava: K. ile Hazine, M. Köyü Muhtarlığı, Orman İşletme Şefliği, müdahiller T. ve müşterekleri aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair G. 1. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 07.11.2002 gün ve 277/756 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi, süresinde Hazine vekili ile süre geçirildikten sonra duruşmasız olarak incelenmesi ise; Orman İşletme Şefliği temsilcisi taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.06.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden Hazine vekili ile Orman İşletme Şefliği vekili geldiler. Tebligata rağmen başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde, mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, orman yönetimi temsilcisi ve M. Köyü Muhtarı davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, Teknik Bilirkişi krokisinde A harfi ile gösterilen 13.927 m2 lik taşınmaz bölümü yönünden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, Hazine vekili ile orman yönetimi temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı TMK. nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 14. ve 17. maddeleri uyarınca açılan tescil davasıdır. Hüküm; orman yönetimine 17.03.2003 tarihinde tebliğ edilmiştir. HUMK. nun 432/1.madde ve fıkrası uyarınca temyiz süresi 15 gündür. Davalı orman yönetimi, tebliğ tarihinden itibaren başlayan 15 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 03.04.2003 tarihinde temyiz dilekçesi verdiğine göre, orman yönetiminin temyiz isteminin bu nedenle reddine,
Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince: Davacı kısaca 1975 yılında Ağrı/Eleşkirt'ten taşınmazın bulunduğu köye gelip yerleştiğini, uyuşmazlık konusu taşınmazı 1978 yılında günlüğü 500 liradan 1 ay süre ile 3 kişi çalıştırdığını, günlüğü 2500 liradan 1 hafta süre ile traktör kiralayıp çalıştırdığını, ayrıca kamyonu 1200 liradan 40 kamyon kültür toprağı getirip serdiğini, imar ve ihyanın 1977-1979 yılları arasında tamamlandığını belirterek tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davalı M Köyü Muhtarı 18.06.2001 günlü dilekçesi ile taşınmazın taşlık- çalılık ve mera olduğu savunmasında bulunduğuna göre, köye ait tahsisli mera kayıtlarının olup olmadığı Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü, Tapu Sicil, Kadastro ve Özel İdare Müdürlükleri'nden sorulması, varsa yeniden yapılacak keşifte, yerel, teknik ve uzman bilirkişiler aracılığıyla zemine uygulanması, meradan yararı bulunmayan komşu köyler halkı arasından ve daha önce dinlenen yerel bilirkişiler dışında seçilecek başka yerel bilirkişi ve tanıkların HUMK. nun 258 ve 259. maddeleri gereğince keşifte dinlenmelerinin sağlanması, bu konuda taraflara süre ve imkan taşınması, kadim ve tahsisli mera araştırmasının yapılması, uyuşmazlık konusu taşınmaza komşu 433, 434, 363 ve 369 sayılı parsellerin tespitleri vergi kayıtlarına dayalı olarak yapıldığından, bu vergi kayıtları Özel İdare Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulması, bunların keşifte uygulanması ve taşınmaz yönünü ne gösterdiklerinin saptanması, taşınmazın niteliğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bundan ayrı; 3402 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca imar ve ihya yoluyla taşınmaz edinmenin bir koşulu da ... taşınmazın kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden olması gerekir. Bu bakımdan uyuşmazlık konusu taşınmazın kamu hizmetine tahsis edilip edilmediğinin Milli Emlak Müdürlüğü'nden sorulması gerekir. Öte yandan; dosya içinde bulunan nüfus kaydına göre, davacı 11.04.1960 doğumludur. M. Köyüne geldiği 1975 yılında henüz 15 yaşındadır. İmar ve ihyanın tamamlandığı 1978 yılında ise 18 yaşında bulunduğuna göre, davacının çalıştırdığı işçi, kiraladığı traktör ve kamyonla toprak taşıma için yaptığı yüklü para sarfı gözetilerek, o tarihte gerçekten bu masrafı yapabilecek mali güce sahip olup olmadığı, gerçeklik ve samimiyet derecesi üzerinde durulması da düşünülmelidir.
Tüm bu hususlar araştırılmadan, eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 275.000.000.-lira vekalet ücretinin KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekil ile temsil olunan davalı Hazineye verilmesine ve 20.250.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz eden Orman İşletme Müdürlüğü'ne iadesine 24.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy