(1086 S. K. m. 74)
Dava: Ayşe Kurtaran ve Hüseyin Ünal ile Rukiye Ayısıt ve Mehmet Ali Ünal aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Beydağ Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 26.12.2002 gün ve 5/82 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Rukiye Ayısıt vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, ortak miras bırakanları Fatma ve Mestan adına kayıtlı bulunan 437, 839, 891 ve 1968 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile 25.12.1989 tarihli taksim sözleşmesi uyarınca mirasçılar adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Mehmet Ali, davayı kabul ettiğini bildirmiş, davalı Rukiye vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 437 ve 1968 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı Ayşe Kurtaran, 839 parselin davacı Hüseyin Ünal ile davalı Mehmet Ali Ünal adına, 891 parselinde davacılar ile davalılar adına iptal ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Rukiye Ayısıt vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu parseller tarafların ortak miras bırakanları Mestan ve Fatma adına tapuya kayıtlı yerlerdir. Mirasçılık belgesine göre Fatma 18.09.1986 Mestan da 30.07.1987 tarihinde vefat etmiştir. Davacılar 25.12.1989 günlü taksim sözleşmesine dayanarak istekte bulunmuşlardır. TMK.nun 676. maddesi hükmü uyarınca yazılı olmak koşulu ile taksim geçerlidir. Somut olayda, kayıt maliklerinin tüm mirasçıları 25.12.1989 tarihinde düzenlenen taksim sözleşmesine katılmışlardır. Mahkemece, taksim sözleşmesi göz önünde tutularak yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, taksimde hangi parselin hangi mirasçıya isabet ettiği sözleşmede açıklanmadığı gibi, bu husus yerel bilirkişi ve tanıklardan da sorulup belirlenmemiştir. Taksim uyarınca iptal ve tescile karar verilmesi için dava konusu parsellerin taksimde hangi mirasçıya bırakıldığının belirlenmesi gerekir. Davalı Mehmet Ali davayı kabul ettiğini bildirmiş ise de, bu konuda herhangi bir açıklamada bulunmamış, davalı Rukiye de davaya karşı koymuştur. Bu yön göz önünde tutularak yerel ve teknik bilirkişiler gerekir ise tanıklar aracılığıyla taşınmazlar başında keşif yapılmak suretiyle taksim sözleşmesinin dava konusu parsellere uygulanması, bu yerlerin hangi mirasçıya bırakıldığının kesin olarak belirlenmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, dava ve isteği bulunmayan davalıların payları yönünden de iptal ve tesciline karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Dava başarıya ulaştığı takdirde davacılar bakımından uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir. Dava ve isteği olmayan davalı Mehmet Ali ve Rukiye yönünden iptal ve tescile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Rukiye vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 7.850.000. lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 20.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy