(4721 S. K. m. 1013)
Dava: Halil ile Mehmet aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair M. 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 28.05.2002 gün ve 53/455 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Halil vekili, uyuşmazlık konusu 2875 ve 3051 parsellere ait tapu kayıtlarının kısmen iptal edilerek, vekil edeni adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalı Mehmet vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 2875 parsel hakkındaki davanın reddine, 3051 parsele ilişkin davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hükmün redde ilişkin bölümleri davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin 2875 parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele ait hüküm bölümünün ONANMASINA,
Davacı vekilinin 3051 parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince: Davacı vekili, 9346 m2 yüzölçümündeki 3051 parselin 3000 m2'lik bölümünün davalı Mehmet'e, kalan 6000 m2'lik kısmın ise vekil edeni ile davalının ortak miras bırakanı İbrahim'e ait olduğunu, 1944 yılında ölen İbrahim payının davacı Halil ile davada yer almayan diğer mirasçısı Hacı Ali'ye kaldığını, davacı Halil'in, Hacı Ali'nin bu taşınmazdaki hissesini 03.08.1965 tarihli trampa senedi ile kendisine başka yerden taşınmaz verilmek suretiyle aldığını ileri sürerek nizalı taşınmaza ait tapu kaydının 2/4 oranında iptal edilerek bu bölümün davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenilen davacı tanıkları da davacı vekilinin bu iddiasını doğrular şekilde beyanda bulunduklarına ve davacı vekili dosya arasında bulunan 03.08.1965 günlü trampa senedine dayanarak iptal ve tescil isteminde bulunduğuna göre, davacı tarafın dayandığı 03.08.1965 günlü trampa senedi taşınmaz başında yapılacak yeni bir keşifte yöntemine uygun biçimde yerine uygulanarak 3051 parsel sayılı bu taşınmazın trampa senedi kapsamında kalıp kalmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde araştırılıp belirlenmesi ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 3051 parsele ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 4.960.000 lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.920.000 liranın temyiz edenden alınmasına, 03.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy