(4721 S. K. m. 640) (3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Kamil ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair A. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 04.02.2003 gün ve 355/57 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 107 ada 43 parsel kapsamında kalan 5500 m2 yerin miras ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın davacıya murisinden kaldığı ileri sürüldüğe ve taksim hakkında bir açıklamada bulunulmadığına göre hangi murisinden kaldığının belirlenmesi, mirasçılık belgesinin istenilmesi, ölüm tarihine göre terekesi elbirliği ile mülkiyet hükümlerine tabi olup da başka mirasçıların bulunduğu belirlendiği takdirde onlarında açılmış bulunan davaya olurlarının alınmak suretiyle katılmalarının sağlanması ya da MK.nun 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci tayini suretiyle onun huzuru ile davaya devam olunması gerekir. Dava koşulunun yerine getirilmesi gözetilmeden uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
İşin esasına gelince: Dava konusu taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu açıklanarak ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Dava konusu taşınmaz bölümünün davacı ve miras bırakanı tarafından dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunulduğu, yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edildiğine, taşınmazın 4. sınıf kıraç kültür arazisi olduğu ziraatçı uzman bilirkişi tarafından gerekçeli olarak açıklandığına göre aşağıda belirtilen hususlar dışında davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Davacı dilekçesinde açıkça 5500 m2 yerin iptal ve tescilini istemiştir. HUMK.nun 74. maddesi uyarınca hakim istekle bağlıdır. İstek aşılarak 7605 m2 yerin iptal ve tesciline karar verilmiş olması kanuna aykırıdır. Bundan ayrı, davada 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen belgelerden hiç birisine dayanılmadığına göre aynı çalışma alanı içerisinde 27.06.1972 tarihinden sonra davacı miras bırakanı ve diğer mirasçılar adına belgesizden tespit ve tescil edilmiş taşınmazlar bulunup bulunmadığının, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüğü'nden, aynı nedene dayanılarak dava açılıp açılmadığının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü'nden sorulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 09.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy