(4721 S. K. m. 713)
Dava ve Karar: Sıddık Yaman ile Hazine ve Yumurtatepe Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Bitlis Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.02.2003 tarih ve 98/15 s. hükmün Yargıtayca tetkiki davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı bir parça taşınmazın vekil edeni adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma noksandır. Kadastro Müdürlüğünün cevabi yazısına göre; uyuşmazlık konusu taşınmaz 1955 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olması sebebiyle ve taşlık niteliği ile tesbit dışı bırakılmıştır. Davacı vekili, kazanmayı sağlayan 50 senelik zilyetliğe dayanarak bu yerin vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Teknik bilirkişi Ali Yılmaz tarafından düzenlenen 24.10.2002 tarihli krokiye göre; taşınmazın çevresinde eylemli mera arazileri yer almaktadır. Bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenebilmesi ve meralardan elde edilip edilmediğinin tesbit edilebilmesi için taşınmaza komşu dava dışı 192, 431, 444 parsellere ilişkin kadastro tutanakları ile varsa dayanağı olan belgelerin getirtilip taşınmaz başında yapılacak keşifte yerine uygulanarak gelen kayıtların uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiğinin belirlenmesine çalışılması, taşınmazın bulunduğu bu yerde tahsisli ve kadim mera bulunup bulunmadığının merciinden sorulup araştırılması, tahsisli mera var ise mera tahsis kararı ve haritasının getirtilip yöntemine uygun biçimde yerine uygulanarak taşınmazın mera tahsis haritasına göre konumunun belirlenmesi, yerel bilirkişi ve tanıkların meralardan yararlanmayan komşu köyler halkı arasından seçilip dinlenilmesi, taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup araştırılan ilanların yapıldığı tarihten itibaren yasada ön görülen üç aylık sürenin beklenilmesi gerekir. Kabule göre de kanuni hasım durumunda bulunan Hazine ile köyün yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmuş olması da doğru değildir. Dava, TMK. nun 713/1. maddesine dayalı tapusuz taşınmazın tapuya tescili istemine ilişkindir. Davalı olarak gösterilen Hazine ile köy kanuni hasım (zorunlu hasım) durumundadır. Bu tür davalar nitelikleri itibariyle başarıya ulaşsa dahi kanuni hasım durumunda bulunan Hazine ve köyün yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile sorumlu tutulması mümkün değildir. Alınması gerekli harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken kanuni hasım durumunda bulunan davalılara yükletilmiş olması da bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Davalılardan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA 12.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy