(3402 S. K. m. 14)
Dava: A. ve müşterekleri ile Hazine, Orman Genel Müdürlüğü ve K. Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair D. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 12.11.2002 gün ve 66-380 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi ile Orman Genel Müdürlüğü vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı taşınmazın adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine temsilcisi ile Orman İdaresi vekilleri davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, 100000 m2 yüz ölçüme sahip taşınmazın davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine Temsilcisi ile Orman İdaresi vekili taraflarından temyiz edilmiştir.
Kadastro Müdürlüğünün karşılık yazısındaki bilgilere göre, dava konusu taşınmaz 1978 yılında boşluk niteliği ile tespit dışı bırakılmıştır. Davacılar, kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, 1978 yılında tespit dışı bırakılan dava konusu taşınmazın davacılar ile miras bırakanları tarafından dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edildiği, ormancı bilirkişi tarafından düzenlenen 12.4.2001 günlü rapora göre, 1975 tarihinde kesinleşen orman sınırlandırma hattının dışında, orman sayılmayan yerlerden bulunduğu, ziraatçı uzman bilirkişinin düzenlediği raporda da 45-50 yıldan bu yana tarım arazisi olarak kullanıldığı bildirilmiş olduğuna göre, aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine temsilcisi ile Orman İdaresi vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır. Teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporlarda, tescil konusu taşınmazın doğusunda G. dere, batısında T. deresi ve kuzeyinden de C. nehrinin geçtiği açıklanmıştır.
Taşınmazın sınırından geçen nehir ve dereler göz önünde tutularak bu yerin nehir ve derelerin aktif yatağı ve etki alanı altında kalan yerlerden olup olmadığının bu konuda uzman jeolog bir bilirkişi aracılığıyla araştırılıp belirlenmesi gerekir. Eksik incelemeye dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine Temsilcisi ile Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.800.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz eden Orman Genel Müdürlüğüne iadesine 23.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy