(6831 S. K. m. 2) (3402 S. K. m. 17)
Dava: İsa Uçar ile Hazine ve Arif Kaya aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Antalya 6. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 29.04.2003 gün ve 208/394 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava konusu parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu parsele ait kadastro tutanağında, tapu kaydına rastlanılmayan dava konusu parsellerin 1970 yılında Gaziler köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında orman sınırlama hattının içerisinde kalması nedeniyle tespit dışı bırakıldığı, Hüseyin oğlu Arif Kaya'nın zilyetliği altında bulunduğu, 1982 yılında Orman Kadastro Komisyonu tarafından 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesinin uygulanması sonucu nitelik kaybı sebebiyle orman dışına çıkarıldığı açıklanarak 07.05.1992 tarihinde tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, 1942 doğumlu Hüseyin oğlu Arif Kaya'nın zilyetliğinde bulunduğu kütüğün beyanlar hanesinde açıklanmıştır. Davacı tespitten önceki imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece davanın kanıtlandığı gerekçesiyle kabulüne karar verilmiştir.
Orman Kadastro harita ve tutanaklarına, ormancı bilirkişi raporuna göre dava konusu parsel 1946 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'nun hükümleri uyarınca yapılan çalışmalar sırasında orman sınırlama hattının içerisine alınmış ve 1952 yılında da 5653 sayılı Kanunun hükümleri uyarınca Maki Tefrik Komisyonunca makiye tefrik edilmiş, 1982 yılında 1744 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B. maddesi uyarınca nitelik kaybı sebebiyle orman dışına çıkarıldığı bildirilmiştir.1952 yılında Maki Tefrik Komisyonunca makiye tefrik edilen dava konusu yerin ormanla bağlantısı kesilmiş olmaktadır. Bu nedenle orman sayılmayan böyle bir yerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde belirtilen koşullar altında imar ve ihya edilmesi kazanmayı sağlar. Taşınmazın bulunduğu çalışma alanında 1963 yılında kadastro çalışmaları yapılmış, tespit dışı bırakılan taşınmazların kadastrosunun 1992 yılında tamamlandığı Tapu Sicil Müdürlüğünce bildirilmiştir. Temyiz incelemesi için birlikte gönderilen ve birlikte incelenen aynı çalışma alanında bulunan 734 ve 1231 parsellere ilişkin Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1093 esas, 2002/370 karar sayılı dosya içerisinde bulunan Kadastro Müdürlüğünün 05.08.2002 günlü karşılık yazısında aynen Gaziler köyünde ilk tapulama çalışmaları l ile 298 parsellerin bulunduğu bölgede 1963 yılında başlamış ve 1963 yılında tahdit ve tespitleri tamamlanmış ve 1963 yılında yapılan tahdit ve tespitleri gösterir askı ilanı 16.09.1970 ile 15.10.1970 tarihleri arasında 30 günlük askı ilanı çıkarılmış ve dava açılmayan parsellerin kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitleri 16.10.1970 yılında kesinleşerek tapuya devredilmiştir. 1963 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında dava konusu 517 parselin bulunduğu bölgedeki taşınmazlar orman sınırları içerisinde görülmesi üzerine, bu bölgede herhangi bir kadastro tespiti yapılmamış, tahdit harici bırakılmıştır. denilmiştir. Bu açıklamalara göre dava konusu taşınmaz 1963 yılında tespit dışı bırakılmıştır. Gelen cevaplar ve kadastro tutanakları karşısında taşınmazın 1963 yılında tespit dışı bırakıldığı belirlenmiş olmaktadır. Yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu parselin davacı satıcısı ve miras bırakanları tarafından imar ve ihya edilerek kültür arazisi haline getirildiği, o tarihten tespitlerin yapıldığı 07.05.1992 tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulundukları belirlenmiş bulunduğuna göre davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Tüm bu açıklamalar karşısında davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Davalı Hazine vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/İ maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 22.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy