(743 S. K. m. 539, 541) (4721 S. K. m. 599, 600)
Dava: Zübeyde Mengene ve Hayrettin Mengene'ye velayeten Fatma Mengene ile Havva Nazıroğlu ve müşterekleri aralarındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Rize 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 07.11.2002 gün ve 192/425 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları belirtilen 14 parçadan ibaret tapusuz taşınmazların vekil edenlerinin murisi Hüseyin Mengene tarafından Rize 1. Noterliğinin 26.05.1998 günlü ve 05580 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi ile vekil edenlerine bırakıldığını, buna rağmen taşınmazların davalılarca kullanıldığını, davacıların bu taşınmazları kullanmalarına, ekilip biçilmesine ve çayının toplanmasına davalıların izin vermediklerini, hatta 2000 yılına ait çayların davalı tarafça toplanarak satıldığını belirtmek suretiyle dava konusu taşınmazlara davalıların vaki elatmalarının önlenilmesine fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4 milyar TL işgal tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak vekil edenlerine verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili cevabında özetle; tüm davalıların muris Hüseyin Mengene'nin mirasçıları olduğunu, murisin ölümünden 20-30 yıl kadar önce dava konusu taşınmazları haricen böldüğünü ve davalılara verdiğini, ölümden sonra bahse konu vasiyetnamenin ortaya çıktığını, bu yerleri halende murisin kardeşi Hüsniye Mengene'nin kullandığını, çay paralarını da bu şahsın aldığını, ancak bu kişinin dava edilmediğini bildirmiş, gerek husumet yönünden gerekse esas yönden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenilmesi davasının reddine, işgal tazminatı isteğine ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine; hükmün, redde ilişkin bölümü davacılar vekili tarafından, kısmen kabule ilişkin bölümü de davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazlarla ilgili olup mirasçılar arasındaki elatmanın önlenilmesi ve işgal tazminatı isteğine ilişkindir.
Davalılar vekilinin temyiz sebepleri yönünden:
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, mahkemece yasa hükümlerine uygun olarak hüküm kurulmuş bulunmasına göre işgal tazminatı isteğinin kısmen kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün işgal tazminatı isteğinin kısmen kabulüne ilişkin bölümünün ONANMASINA,
Davacılar vekilinin temyiz sebepleri yönünden:
Davacıların elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin davası yerel mahkemece daha önce vasiyetnamenin tenfizi davası açılmamış olduğu gerekçesiyle ret olunmuştur. Yerel mahkeme gerekçeli kararında dava konusu taşınmazların tapusuz olduğunu, davacıların öncelikle üstün hakka dayanarak bu yerlerin adlarına tescilini istemeleri gerektiğini, dava konusu taşınmazlarda zilyet olmadıklarını, taşınmazlardan yararlanmalarının engellendiğine dair delil elde edilemediğini açıklamak suretiyle elatmanın önlenilmesi davasını reddettiğini bildirmiştir. Dava konusu taşınmazların tapusuz oldukları tartışmasızdır. Elatmanın önlenilmesi isteği aynı zamanda teslim isteğini de, hatta diğer bir ifade ile tenfiz istemini de kapsamaktadır. Bu durumda, elatmanın önlenilmesi istemi yönünden tarafların tüm delillerinin usulünce toplanılması hususunda taraflara süre ve imkan tanınması, vasiyetnamenin iptali davasının sonuçlanmış verilen kararın da kesinleşmiş olması hususu yanında ayrıca konuya ilişkin MK. nun 539 (TMK.599) ve MK.nun 541 (TMK.600) maddeleri hükümleri de gözönünde tutularak tüm deliller birlikte tartışılıp değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak duruma göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle elatmanın önlenilmesine ilişkin isteğin reddine karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün elatmanın önlenilmesi isteğine ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 4.960.000 lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 14.472.000 liranın davalılardan alınmasına ve 4.960.000 lira peşin harcın da istek halinde davacılara iadesine ve 03.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy