(1086 S. K. m. 428)
Dava: Seniha Gök ve müşterekleri ile Hazine ve Didim Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Didim Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 26.02.2003 gün ve 238/37 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan dava konusu yerin imar - ihya ve eklemeli 20 yıldan fazla kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, teknik bilirkişice düzenlenen 16.01.1991 günlü krokide B harfi ile gösterilen 10580 m2'lik bölüm hakkındaki davanın atiye terk edilmesi nedeniyle açılmamış sayılmasına, A harfi ile gösterilen 43819 m2'lik bölümün davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine, hükmün kabule ilişkin bölümü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar 22.11.2001 günlü dilekçesi ile krokisinde B harfi ile gösterilen dava konusu yer hakkındaki davayı atiye terk ettiklerini bildirmişler ise de, bu yer hakkındaki dava daha önce ret edilmesi nedeniyle kesinleşmiş bulunduğundan bu bölüm hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması doğru değil ise de, hükmün bu bölümü temyiz edilmediğinden bu yön bozma sebebi yapılmamıştır.
Dava konusu taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılmış ise de, 03.02.1984 tarihinde 12248 parsel numarası ile Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
Kabulüne karar verilen taşınmaz bölümüne ait Hazine'nin temyiz itirazlarına gelince; Dava dilekçesindeki açıklamalar ve dosyadaki bilgilere göre tescili istenilen taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan bir yerdir. Mahkemece, tespit dışı bırakılma tarihi ve o tarihteki niteliği sorulup belirlenmemiştir. Pafta ve kadastro tutanağındaki bilgilere ve aynı yerde bulunan 441 parsele ait kadastro tutanağındaki bilgilere göre bu yerde kadastro çalışmalarının 1960 yılında geçtiği anlaşılmaktadır. Davacılar vekili, dava konusu taşınmazın satıcı Ali Sarı ve arkadaşları tarafından 1940 yılında imar ve ihya edilerek kültür arazisi haline getirildiğini 1975 yılında vekil edenlerinin miras bırakanı Yusuf İzzetin Gök'e satıp devir ettiklerini 50 seneyi aşkın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle tescile karar verilmesini istemiş, bozmadan sonra 24.03.1999 günlü yargılama oturumunda davacı Mustafa Gök 25 yıl kadar önce çalılıklardan temizlemek suretiyle ihya ettiğini bildirmiştir. 441 parsel hakkında Hazine tarafından davalıların miras bırakanı Yusuf Ziyattin Gök aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasına ilişkin Söke Asliye Hukuk Mahkemesinin 1977/778 esas ve karar sayılı dava dosyası nedeniyle düzenlenen 17.11.1976 günlü krokide dava konusu taşınmaz yönü çalılık olarak gösterilmiştir. Her ne kadar davacılar vekili taşınmazın satıcılar tarafından ihya ve imar edilerek kültür arazisi haline getirildiğini bildirmiş ise de, esas numarası anılan dava dosyasındaki bilgiler karşısında iddia dayanaksız kalmıştır. Davalı Hazine vekili taşınmazın dağıtıma esas olmak üzere Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü'ne tahsis edilen 12248 parsel içerisinde kaldığını bildirmiş, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen rapordan dava konusu taşınmazın 03.02.1984 tarihinde Hazine adına tespit edildiği anlaşılmıştır. Taşınmazın Hazine adına tespit edildiği tarihe kadar imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanıldığı kanıtlanmadığına göre davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde bulunmamıştır.
Sonuç: Bu nedenle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 27.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy