(4721 S. K. m. 713/6) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Hamza ile Hazine ve H Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair S Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 10.04.2003 gün ve 146/51 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve hudutlarını yazdığı bir parça taşınmazın zilyetlik sebebine dayanarak adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini taşınmazın adlarına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıdaki hususlar dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı Hazine temsilcisinin 06.02.2003 tarihli dilekçesi ile dava konusu yerin Hazine adına tescilini de talep etmiştir. Mahkeme 10.04.2003 tarihli celsede davalı Hazine temsilcisinin asli müdahale ve tescil talebini bir karşılık dava mahiyetinde olduğu ve bu davanın dava dilekçesinin tebliğinden itibaren en geç 10 günlük süre içerisinde açılması gerektiğini belirterek Hazinenin müdahale ve tescil talebinin reddine karar vermiştir. Bu ara kararına mahkeme hükümde yer vermemiştir.
MK.nun 713/6.maddesine göre; davalılar ve itiraz edenler aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler. Kanun koyucu bu hükmü getirirken herhangi bir süreye tabi tutmamıştır. Mahkemece, davalı Hazinenin bu talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermesi gerekir. Bundan zuhul edilmesi yasaya aykırıdır.
Bir taşınmazın zilyetlik hukukî sebebine dayanarak tesciline karar verilebilmesi için tapu kütüğünde kayıtlı olmaması gerekir. Mahkemece, Tapu Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye usulüne uygun bir cevap alınamamıştır. Tapu Sicil Müdürlüğü sınır itibariyle tapu kayıtları olmadığından dava konusu tescil talep edilen yerin tapuda kayıtlı olup olmadığını bildiremeyeceklerini açıklamıştır. Bu hale göre, yasanın açık hükmünü yerine getirmek bakımından tescil talep edilen taşınmazın bulunduğu yeri de kapsayacak bir biçimde orijinal paftası gönderilerek ve keza keşfi izlemeye yarayacak kroki de eklenerek dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığının sorulması ve elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekir.
3402 sayılı Kanunun 14. maddesine göre tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan bir veya birden fazla taşınmaz mal çekişmesiz ve aralıksız en az 20 yıldan beri malik sıfatı ile zilyetliğinin belgelerle veya bilirkişi veya tanık beyanları ile ispat eden zilyet adına tespit edilir. Davacının tescil talep ettiği taşınmazın babasından kaldığı şahit beyanları ile açıklanmaktadır. Davacının babası adına belgesiz olarak zilyetlik hukukî sebebine dayanarak toplam 17360 m2 yer iktisap ettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca dosya arasında bulunan ilânı havi gazeteden davacı tarafından açılan 2002/147 esas sayılı dosya üzerinden de tescil talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu dosyanın getirtilip 3402 sayılı Kanunun 14. maddesindeki miktar sınırlamaları bakımından incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 23.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy