(1086 S. K. m. 186)
Dava: Şükrü Kocabay ile Hazine, Alcı Köyü Tüzel Kişiliği, dahili davalılar Ankara Sanayi Odası Başkanlığı ve Türkobası Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Polatlı 1. Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 20.05.2003 gün ve 46/234 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile duruşmasız olarak incelenmesi ise; Hazine vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.01.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz edenler davacı vekili Avukat Ekrem Bilgin ve Hazine vekili Avukat İ. Perran Kural ve karşı taraftan Ankara Sanayi Odası Başkanlığı vekili Avukat Aydoğan Koru geldiler. Tebligata rağmen başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 1352 parsel içinde kalan bir kısım taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ile sonradan davaya katılan davalı Ankara Sanayi Odası Başkanlığı vekili,tapuya güvenerek iyi niyetle satın aldıklarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, Ankara Sanayi Odası Başkanlığı'nın kötü niyetinin kanıtlanamaması nedeni ile davanın reddine, davacının Hazine aleyhine tazminat davası açma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz bölümü, 1953 yılındaki tapulamada taşlık, tepe olarak tespit dışı bırakıldıktan sonra 03.10.1997 tarihinde idari yoldan 915 parsel numarası ile Hazine adına tapuya tescil edilmiş, yapılan ayırma ve birleştirmeler ile 1352 parsel numarasını alan tapu kapsamında kalmıştır. 1352 parselin yargılamanın devamı sırasında 29.04.1999 tarihinde Ankara Sanayi Odası Başkanlığı'na tapuda satılması üzerine, davacı vekili 20.12.1999 tarihli dilekçe ile HUMK.nun 186. maddesi uyarınca, seçimlik hakkını Ankara Sanayi Odası Başkanlığı aleyhine tapu iptali ve tescil davası olarak kullanmıştır. Dairemizin uyulan önceki bozma kararında; Dava konusu taşınmazın imar planı içinde kalıp kalmadığı hususunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması, tarafların tanıklarını bildirmeleri durumunda, tapudan satın alan Ankara Sanayi Odası Başkanlığı'nın iyi niyetli olup olmadığının araştırılması gereğine işaret edilmiştir. Belediye Başkanlığı'nın ve Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü'nün karşılık yazılarında dava konusu taşınmazın nazım ve uygulama imar planı kapsamında kalmadığı bildirilmiştir. Taraf tanıkları dinlenmiş, davacı tanıkları alıcının iyi niyetli olmadığını belirtmişler, katılan davalı Ankara Sanayi Odası Başkanlığı tanıkları ise, Sanayi Bakanlığı'ndan uzman kişilerinde bulunduğu otuziki kişilik heyet ile Ankara 2. Organize Sanayi Bölgesinin kurulacağı davaya konu taşınmazında içinde bulunduğu altıyüz hektarlık yeri tespit ettiklerini, tek tek araştırma yapmalarının mümkün olmadığını belirtmişlerdir. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre taşınmazı tapuda satın ve devralan Ankara Sanayi Odası Başkanlığı'nın iktisabında kötü niyetli olduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. Bu nedenle mahkemenin soyut ve dayanaktan yoksun davacı tanıklarının ifadelerine değer vermemesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bundan ayrı, yerel mahkemenin davacının Hazine aleyhine dava açma hakkının saklı tutulmasına ilişkin hükmü eldeki dosyanın esasına etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçeler ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm tesis edildiğine göre davacı ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile usul, yasa ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 375.000.000.- TL. Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazine ve Ankara Sanayi Odası Başkanlığı'na verilmesine, keza 375.000.000.- TL Avukatlık ücretinin davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına ve aşağıda dökümü yazılı 7.900.000.-lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.200.000.-liranın temyiz eden davacıdan alınmasına 20.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy