(3402 S. K. m. 15)
Dava: Ahmet Çankaya ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Osmaneli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 20.05.2003 gün ve 55-102 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu 108 ada 5 ve 13 numaralı parsellerin Hazine adına yapılan tespit ve tescillerinin iptali ile zilyetlik hukuki sebebine dayanarak adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, her iki parsel yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 108 ada 5 parselin kuzeyinde 23 parsel numarasıyla orman bulunmaktadır. Yine 108 ada 13 parselin güneyinde orman bulunduğu bilirkişi tarafından ifade edilmiştir. Dava konusu 5 ve 13 parsellerin çevresinde bulunan orman hususunda herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Orman İdaresine yazılacak müzekkere ile bu yerde orman tahdit çalışmaları yapılıp yapılmadığının sorulması, orman tahdit çalışmaları yapılmış ise haritası ve tutanakları getirtilip mahallinde uzman orman yüksek mühendisi bilirkişi marifetiyle uygulanması gerekir. Ayrıca, taşınmazın çevresinde bulunan yerlerle ilgili kadastro tutanakları ve dayanağı belgeler de getirtilip mahallinde yerel bilirkişi marifetiyle uygulanmalı ve taşınmazın niteliği belirlenmelidir.
Mahkemece, taşınmazların davacı adına ifrazen kısmen tesciline karar verilmiş bulunduğuna göre 3402 sayılı Kanunun 15. maddesi nazara alınarak ifrazının mümkün olup olmadığının, taşınmaz köy hudutları içerisinde bulunduğundan Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü'nden sorulması, ifrazı mümkünse ifraz edilerek, değilse 3402 sayılı Kanunun 15/2. maddesine göre paylı olarak iptal ve tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu konuda da araştırma yapılmadan hüküm verilmesi doğru değildir.
Kabul şekline göre de; davanın kısmen kabul edilmiş kısmen reddedilmiş olması nazara alınarak yargılama masraflarının bölüştürülmesi gerekir. Masrafların tamamının Hazineye yükletilmesi, Hazine lehine vekalet ücretinin takdir edilmemesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile eksik incelemeye dayalı usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy