(743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Sabahattin ile Hazine ve K Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair B Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 10.07.2003 gün ve 57-90 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 151 parselin 25 dönümlük bölümüne ait tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dilekçesinde dava konusu taşınmazın atalarından kaldığını ileri sürdüğüne ve taksim hakkında bir açıklamada bulunmadığına göre davacıdan hangi miras bırakanından kaldığının sorulması, mirascılık belgesinin istenilmesi, ölüm tarihine göre terekesi elbirliği ile mülkiyet hükümlerine tabi olup da davacıdan başka mirascıların bulunduğu belirlendiği takdirde onların da açılmış olan davaya olurlarının alınmak suretiyle katılmalarının sağlanması, ya da MK.nun 640. maddesi hükmü uyarınca miras ortaklığına temsilci tayini suretiyle onun huzuru ile davaya devam olunması gerekir.
İşin esasına gelince; Davacı dilekçesinde 151 parselin köy orta malı mer'a olarak sınırlandırıldığını ileri sürmüş olmasına karşın dosya arasındaki tapu kaydına göre, 151 parselin 25.04.1985 tarihindeki satışla DSİ Genel Müdürlüğü adına tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda dava konusu parsel ile DSİ Genel Müdürlüğü adına tapuya tescil edilmiş bulunan 151 parselin aynı veya farklı parseller olup olmadığı hususunda duraksama hasıl olmuştur. Bu hususlar üzerinde durulması, taşınmaz aynı ise, Hazine ve Köy hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, taşınmazlar farklı olup da davacının köy orta malı mer'a olarak sınırlandırılan parsel hakkında istekte bulunduğu belirlendiği takdirde buna ait kadastro tutanağı ve dayanak belgelerin getirtilip dosya arasına konulması, uyuşmazlığın mer'aya ilişkin bulunduğu gözönünde tutularak yerel bilirkişi ve tanıkları komşu köyler halkı arasından seçip dinletmek üzere taraflara süre ve imkan tanınması, ondan sonra yerel, teknik ve ziraatçı bilirkişi aracılığıyla keşif yapılması, taraf tanıklarının davetiye ile çağırılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesi itibariyle niteliği, mer'a olup olmadığı, mer'a ise böyle bir yerin kazanılmayacağının düşünülmesi, mer'a değil ise davacının zilyetliğinin başlangıcı, süreci ve niteliğinin kendilerinden sorulması, ziraatçı uzman bilirkişiden taşınmazın niteliği hakkında gerekçeli rapor alınması, davacı dilekçesinde bu yer nedeniyle hakkında kamu davası açıldığını, hükümlülüğüne karar verildiğini bildirmiş olduğuna göre kamu davasına ait dosyanın araştırılıp getirtilmesi, uyuşmazlığın çözümünde gözönünde tutulması, Hazine'nin cevap layihasında ileri sürmüş olduğu elatmanın önlenilmesi ve yıkıma ilişkin dava dosyasının esas numarasının belirlenip istenilmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA 03.12.2003 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy