(1086 S. K. m. 92) (4721 S. K. m. 640)
Dava: Hüseyin ile Cemal, Hazine ve Ç Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair R Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 25.02.2003 gün ve 59/36 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Cemal tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hüseyin, miras bırakan İbrahim den kalan dava konusu parsellerin davalı Cemal üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılar adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı Hazine temsilcisi, Hazine hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Cemal, dava konusu 147 ada 5 ve 7 parselleri davacının miras bırakan babasından satın ve devraldığını, bu parseller hakkındaki davanın reddine, diğer parseller hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 147 ada 5 ve 7 parseller hakkındaki davanın esastan, davalı Hazine ve Ç Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, 135 ada 5, 8, 167 ada 10 ve 11 parseller hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalı Cemal tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Cemal, 16.08.2002 tarihinde yapılan keşifte dava konusu dört kıt'a taşınmaz hakkındaki davayı kabul ettiğini bildirmiş, beyanı yöntemine uygun bir biçimde tutanağa geçmiştir. Davalı keşiften sonra 15.02.2003 günlü yargılama oturumunda da kabul beyanında bulunduğu parseller yönünden bir diyeceğinin olmadığını bildirmiştir. Açıklandığı üzere kabul beyanı usulüne uygun olarak alınmış ve tutanağa geçirilmiştir. Bu beyanın iradeyi bozan sebeplerle geçerli olmadığı da ileri sürülmediğine göre, mahkemece kabul beyanı gözönünde tutularak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı dava konusu taşınmazların miras bırakanı İbrahim'den kaldığını ileri sürerek yargılamanın devamı sırasında tüm mirasçılar adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davacıdan miras bırakanı İbrahim'e ait mirasçılık belgesi istenilmemiştir. Mirasçılık belgesinin istenilmesi, davalı da mirasçı ise istekte bulunan davacının payı gözönünde tutularak hüküm kurulması, davalının mirasçılık sıfatı bulunmadığı takdirde miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesi elbirliği ile mülkiyet hükümlerine tabi olup da başka mirasçıların bulunduğu belirlendiği takdirde onların da açılmış bulunan davaya katılmalarının sağlanmak suretiyle olurlarının alınması, ya da miras ortaklığına temsilci tayini suretiyle onun huzuru ile davaya devam olunması gerekir. Mahkemece, dava koşulu gözetilmeden uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Cemal' in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 13.500.000.-lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 03.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy