(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Tamer Algan ile Hazine, Orman Genel Müdürlüğü ve Beyciler Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair Silivri Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 03.06.2003 tarih ve 747/393 s. hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.02.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı Tamer Algan bizzat ve karşı taraftan Hazine vekili Avukat İ.Perran Kural geldiler. Tebligata rağmen başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, mevkii ve sınırları belirli tapusuz taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Hazine vekili ve Orman Genel Müdürlüğü vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, tespit dışı bırakma gününden davanın açıldığı tarihe kadar kazanmayı sağlayan 20 senelik sürenin geçmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro Müdürlüğünün değişik tarihlerdeki karşılık yazıları da eklenerek dava konusu taşınmazın tespit dışı bırakılma tarihi ve sebebi hakkında mahkemece yazılan yazıya verilen 17.03.2003 günlü karşılık yazıda, taşınmazın Beyciler Köyü genel sınırları içerisinde olduğu ve 13.05.1987 gününde kesinleşen kadastro çalışmasında tespit dışı kaldığı bildirilmiştir. Teknik bilirkişiler, tapulama çalışmasında davalı taşınmazın orman sayılan alanda kaldığı düşüncesi ile tespit dışında bırakıldığını belirtmişlerdir.
Yargıtayın kararlılık kazanan uygulamalarına göre; tespit dışı bırakılan bir yerin, Türk Medeni Yasasının 713/1 ve 3402 s. Kadastro Yasasının 14 ve 17. maddesi hükümlerine göre tapuda tescil edilebilmesi için, tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten, dava gününe kadar 20 yıldan fazla süre ile anılan maddelerde belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir.
Somut olayda, toplanan delil ve belgelere göre; tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı 13.5.1987 gününden davanın açıldığı 14.11.1996 gününe kadar 20 senelik kazanma süresi dolmamıştır. Bu açıklamalara göre, kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemez.
Açıklanan sebeple davanın reddine karar verilmiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı gün de yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi hükümleri uyarınca 375.000.000 TL. Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil edilen davalı Hazineye verilmesine, ve aşağıda dökümü yazılı 7.900.000.-lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.200.000.-liranın temyiz edenden alınmasına 10.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy