(3402 S. K. m. 14, 16, 17) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Mehmet Koşar ve müşterekleri ile Hazine, Çamlıbel Belediye Başkanlığı ve Ali Rıza Şahin aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Kavaklıdere Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 10.07.2003 gün ve 164/32 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ile Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, vekil edenlerinin miras bırakanlarından intikal eden 253 ada 4 parselle bir bütün olan taşınmazın bir bölümünün kadastro çalışmaları sırasında yol olarak bırakıldığını, bir kısmının da davalı Ali Rıza Şahin'e ait 254 ada 6 parsel içerisinde tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek bu yere ait 6 parselin tapu kaydının kısmen iptali ile yol olarak bırakılan taşınmaz bölümü ile birlikte vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Ali Rıza Şahin ve Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, 1.5.2003 günlü krokide A harfi ile gösterilen 129.07 m2 yere ait 254 ada 6 parselin tapu kaydının iptali ile yol kapsamında kalan 107.06 m2 ile birlikte davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
254 ada 6 parsele ilişkin hüküm bölümü kayıt maliki Ali Rıza tarafından temyiz edilmediği için bu yön kesinleşmiştir. Temyiz yol olarak bırakılan taşınmaza ilişkindir. Dosyadaki bilgilere ve paftaya göre dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1993 yılında kadastro çalışmaları yapılmış ve tescili istenilen taşınmaz bölümü yol olarak bırakılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi hükmüne göre yollar paftasında gösterilmek suretiyle kadastro işlemi yapılır. Yapılan bu işlem tespit dışı bırakılma işlemine benzer bir işlemdir. Yargıtay'ın yerleşmiş ve kararlılık kazanan uygulamalarına göre paftasında yol olarak bırakılan bir yerin TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri hükümleri uyarınca tapuya tesciline karar verilmesi için paftasında yol olarak bırakıldığı tarihten dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşullarının geçmiş olması gerekir. Somut olayda taşınmazın paftasında yol olarak bırakıldığı 1993 yılından dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşulları geçmemiştir. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Kabul şekline göre Hazineye Avukatlık ücreti yükletilmiş olması doğru değildir. Dava niteliği itibariyle TMK. nun 713/1. maddesinde yazılı tescil isteğine ilişkin olup, aynı maddenin 3. fıkrası hükmüne göre Hazine bu tür davalarda yasal hasım durumunda olduğundan hiçbir halde yargılama giderleri ve Avukatlık ücretinden sorumlu tutulamaz. Hazineye Avukatlık ücreti yükletilmiş olması da yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yola ilişkin bölümünün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 7.880.000. lira peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 27.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy