(4721 S. K. m. 705)
Dava: Davut Mutlu ve müdahil davacı Vahit Mutlu, dahili davacılar Gülsüm Mutlu ve müşterekleri ile Hazine ve Güzelyurt Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Hekimhan Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 16.06.2003 tarih ve 237/107 s. hükmün Yargıtayca tetkiki davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik sebebiyle 8856 parsel kapsamında kalan dava konusu yere ilişkin sınırlandırmanın iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Belediye vekilleri, yargılama oturumlarına katılmamışlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokide A harfi ile gösterilen 99.998,58 m2 yere ilişkin sınırlandırmanın iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ait bölümü davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
5.147.346 m2 yüzölçüme sahip 8856 parsele ilişkin kadastro tutanağında; Güzelyurt Nahiyesi halkının hayvanlarını otlatmak maksadıyla mera olarak kullandıkları ve halen de aynı maksatla kullanıldığının muhtar ve bilirkişiler tarafından bildirilmesi üzerine 28.11.1991 gününde mera olarak sınırlandırılmış, Ahmet Turan ve arkadaşlarının Hekimhan Kadastro Mahkemesine ayrı ayrı açtıkları ve birleştirilen dava dosyaları neticesinde 20.03.1996 tarih 1995/93 esas, 1996/31 karar s. hükümle davacıların davalarının reddine, dava konusu parselin mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş ve bu hüküm temyiz edilmeksizin 01.06.2000 gününde kesinleşmiştir.
Davacılar, miras, taksim ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak mera parseli içinde kalan bölümlere ilişkin sınırlandırmanın iptal ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Yerel bilirkişi ve tanıklar, kabulüne karar verilen taşınmaz bölümünün mera olmadığını, davacılar ve miras bırakanları tarafından eklemeli 50 seneyi aşkın bir zamandan beri tarım arazisi olarak kullanıldığını, ziraatçı uzman bilirkişi %20 ile 100 meyil arasında değişen engebeli bir yapıya sahip olan dava konusu taşınmaz bölümleri ve çevresinin yabancı otlarla kaplı bulunduğunu, öncesi itibariyle işlenmiş ise de 4-5 yıldan bu yana tarım arazisi olarak kullanılmadığını bildirmeleri üzerine mahkemece yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmaz orta malı mera olarak sınırlandırılmıştır. Mera olarak sınırlandırılması bir yerin öncesinin mera olduğu anlamına gelmez. Sınırlandırmanın aksi her zaman kanıtlanabilir. Somut olayda; dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılması üzerine Ahmet Turan ve arkadaşlarının ayrı ayrı Hekimhan Kadastro Mahkemesine açmış oldukları davanın kabulüne ait hüküm Hazine temsilcisinin temyizi üzerine Yüksek Yargıtay 7. Hukuk Dairesince dava konusu taşınmaz bölümleri ve çevresinin mera ile çevrili bulunduğu vurgulanarak davaların reddi gereğine işaret edilmek suretiyle bozma sevk edilmiş, yukarda gün ve sayısı yazılı hükümle davacı gerçek kişilerin davasının reddine, taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Bozma kararında da açıkça belirtildiği üzere; dava konusu taşınmaz ve çevresi tamamıyla mera olan bir yerdir. Bir yerin kazandırıcı zaman aşımı ve zilyetlik yoluyla edinilebilmesi için sair kazanma koşulları yanında taşınmazın niteliği itibariyle kazanılmaya elverişli yerlerden olması gerekir. Kesinleşen mahkeme kararındaki nitelik belirlemesi ve ziraatçı uzman bilirkişi raporundaki açıklamalar karşısında yerel bilirkişi ve tanıkların sözlerine değer verilemez. Bütün bu açıklamalar gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması yerinde ve doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün kabule ait bölümünün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 09.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy