743 S. K. m .448,639) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Adem Nazalı ile Hazine, Kale Belediye Başkanlığı aralarındaki dava hakkında Kale/Denizli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.04.2003 tarih ve 69/23 sayılı hükmün Dairenin 04.12.2003 gün ve 7197/8005 sayılı ilamiyla onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili tarafından Hazine ve Kale Belediye Başkanlığı aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine ilişkin hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Dairece onanmıştı. Davacı vekili süresinde verilen karar düzeltme dilekçesi ile kayıt malikinin ekli mirasçılık belgesi gözönünde tutularak onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün bozulmasını istemiştir.
233 ada 4 parsele ilişkin hüküm dosyası tefrik sonucu oluşturulmuştur. 4 parselin esası ve öncesi 1372 kadastro parselidir. Davacı vekili, 233 ada 4 parselin kayıt maliki İsmail kızı Gülsüm Yarımay'ın mirasçı bırakmadan uzun yıllar önce öldüğünü, kaydın intikal görmediğini, tapu kaydının davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan TMK.nun 639/2. maddesi hükmü uyarınca hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacının dava tarihine kadar eklemeli 20 yıldan fazla süre ile taşınmaza zilyet bulunduğu bildirilmiştir. 1372 parsel 1956 yılında kadastro yolu ile tapuya tescil edilmiş, daha sonra imar uygulaması sonucu 4 parsel oluşturulmuştur. Dosya arasında bulunan mirasçılık belgesine göre kayıt maliki Gülsüm'ün hiç mirasçı bırakmadan vefat ettiği, terekesinin Hazineye kaldığı belirlenmiştir. TMK.nun eski 448., yeni 501. maddesi hükmüne göre mirasçı bırakmadan ölen kimsenin terekesi Devlete intikal eder. Bu yolda Hazineye intikal eden bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilmesi mümkün olmadığı gibi tapulu bir yerin TMK.nun 639/2. yeni 713/2. maddesi hükümleri uyarınca hukuki değerini yitirmesi de söz konusu olmaz. Mahkemece, mirasçılık belgesi gözönünde tutularak yazılı şekilde davanın reddine ve davacı vekilinin temyizi üzerine Dairece hükmün onanmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Ne varki davacı vekili, karar düzeltme dilekçesine ekli olarak kayıt maliki Gülsüm Yarımca'nın ( Yarımay ) Kale Asliye Hukuk Mahkemesince verilmiş bulunan 13.07.1965 gün 1964/37 esas, 1965/106 karar sayılı ilamı ile mirasçı bıraktığı anlaşılmıştır.
Hükmün verilmesinden sonra, kesinleşmesinden önce dosyaya sunulan bu belge nazara alınarak uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir. Gerçekten de kayıt maliki Gülsüm mirasçı bırakmak suretiyle ölmüş bir kimse ise o takdirde ona ait tapulu bir yerin belli koşullar altında kazanılması mümkün olabilir. Daha önce alınan mirasçılık belgesi ile karar düzeltme aşamasında dosyaya sunulan belge arasında farklılık bulunduğundan; kayıt malikinin mirasçılarına ve Hazineye karşı açılmış hasımlı bir dava ile Hazinenin mirasçılık sıfatını belirleyen mirasçılık belgesinin iptali, yeni bir mirasçılık belgesinin alınması için davacıya süre ve imkan tanınması, alınacak mirasçılık belgesinin sonucuna göre uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir.
Sonuç: Davacı vekilinin karar düzeltme isteği bu bakımdan yerinde olduğundan Dairenin 04.12.2003 gün ve 2003/7197-8005 esas ve karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının açıklanan nedenle BOZULMASINA ve 10.100.000.- lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24.05.2004 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy