(3402 S. K. m. 14) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Ayşe ve müşterekleri ile Ahmet ve müşterekleri, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Y Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 31.10.2002 gün ve 404/404 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, miras yoluyla intikale, satın alma ve tespitten önceki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak 122 ada 1 ve 245 ada 1 parsellerin davalılar üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı gerçek kişiler, yargılama oturumlarına katılmamışlardır. Davalı Sağlık Bakanlığını temsilen Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece 05.10.2001 günlü krokide A harfi ile gösterilen 8556,31m2; B harfi ile gösterilen 2834,91m2; C harfi ile gösterilen 7124,41m2; D harfi ile gösterilen 7839,54 m2 ve E harfi ile gösterilen 6284,83 m2 yer hakkındaki tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Sağlık Bakanlığı adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tapu kayıtlarına göre; dava konusu 122 ada 1 ve 245 ada 1 parseller davalı gerçek kişiler ile davada taraf durumunu almayan İlyas oğlu İzzet adına kısmen paylı kısmen de veraseten iştirak şeklinde tapuya kayıtlı bulunan bir yerdir. Dava konusu parsellerin kapsamlarında kalan belli yerlerin iptal ve tescili istenildiğine göre, davanın tüm kayıt maliklerine yöneltilmesi gerekir. Başka bir anlatımla; belli payların iptal ve tescili istenilmediğine, teknik bilirkişinin krokisinde miktarları belirtilen yerlere ait kayıtların iptal ve tesciline karar verildiğine göre davanın tüm kayıt maliklerine yöneltilmiş olması gerekir. Kayıt maliki İlyas oğlu İzzet 'e dava yöneltilmeden yazılı şekilde iptal ve tescile karar verilmiş olması doğru değildir. Bundan ayrı, kayıt maliklerinden Ahmet davalı olarak gösterilmiş olmasına karşın dava dilekçesi kendisine tebliğ edilmeden ve yargılama oturumlarına çağırılmadan hüküm kurulmuş olması da usule aykırıdır.
Hükmü temyiz eden davalı Sağlık Bakanlığı kayden malik değil ise de, kadastro tutanağındaki açıklamalara göre intifa hakkı sahibidir. Bu nedenle hükmü temyize yetkisi bulunmaktadır. Sağlık Bakanlığı vekilinin temyizi üzerine sicilin oluşumu ile ilgili bulunan yukarıdaki hususların bozma sebebi yapılması mümkün görülmüştür.
Sonuç: Davalı Sağlık Bakanlığını temsilen Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına 02.07.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy